MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin annesi ...'nın TMK'nin 405 ve 406. maddeleri gereği kısıtlanarak müvekkilinin vasi atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin temyiz talebi üzerine, hüküm Dairemizce 16.01.2018 tarihli ve 2017/16441-2018/426 sayılı kararla sair itirazlar reddedilerek, TMK'nin 406. maddesi kapsamında araştırma yapılarak sonuca göre karar verilmesi gereği ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış ve davanın kısmen kabulü ile TMK'nin 429. maddesi uyarınca ...'nın ...'ya yasal danışman olarak atanmasına karar verilmiştir. Bu son karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Yasal danışman atanmasına ilişkin kararın esasına yönelik temyizin incelenmesinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre usul, kanun ve bozma gereklerine uygun olan hükme yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Atanan yasal danışmanın şahsına itiraz yönünden temyizin incelenmesine gelince;
Türk Medeni Kanunu'nun 422. maddesi gereğince, vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye mahkemesine ait olduğundan ve aynı kanunun 431. maddesinde vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım ve yasal danışman atanmasında da uygulanacağı hüküm altına alındığından, yasal danışmanın şahsına yönelik itirazları içerir dilekçenin öncelikle vesayet makamınca incelenip itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilerek denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesi gerekmiştir.
SONUÇ: Bu itibarla, yasal danışman atanması kararına yönelik temyiz itirazların yukarıda 1. bentte açıklanan gerekçeyle reddiyle hükmün ONANMASINA, Yukarıda 2. bentte açıklanan gerekçeyle yasal danışmanın şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 11.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy