MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16/04/2019 tarihli ve 2017/13402 Esas, 2019/4165 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eşya alacağı ve katılma alacağı isteğine ilişkin olup; davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava dilekçesinde belirtilen eşyalar nedeniyle 3.500 TL, dava konusu araç nedeniyle 6.500 TL olmak üzere toplam 10.000 TL alacak isteğinde bulunmuş, harcını da yatırdığı 28.12.2016 e-imza tarihli dilekçesinde dava konusu araç yönünden talebini 8.100 TL’ye yükseltmiştir. Mahkemenin davacının araç bedelinin tahsili yönündeki davasının reddine, davacının eşya alacağına ilişkin davasının kabulü ile 2.700 TL’nin dava tarihi olan 30.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair ilk kararı, davacının temyizi üzerine Dairenin 25.05.2015 tarihli ve 2014/5078 Esas, 2015/11643 Karar sayılı ilamıyla davacının sair temyiz itirazları reddedilmiş, dava konusu araç yönünden ise bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davacının araç bedeline ilişkin davasının kabulü ile 8.100 TL’nin dava tarihi olan 30.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 16.04.2019 tarihli ve 2017/13402 Esas, 2019/4165 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Davacı vekili tarafından, katılma alacağına esas dava konusu araca yönelik bu kararın düzeltilmesi istenmiştir.
Yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelenmesi sonucunda Yargıtay Daireleri ya da Hukuk Genel Kurulu'nca verilen kararlara karşı miktar itibariyle karar düzeltme yoluna gidilmesinin mümkün olup olmadığı belirlenirken; temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan Kanun hükmü esas alınmalıdır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.04.2005 tarihli ve 2005/4-295-287 sayılı ilamı) Bu durumda, temyiz veya karar düzeltme incelemesinde kesinlik, dolayısı ile kanun yoluna başvurulabilirlik sınırı belirlenirken talep hangi karara yönelik ise o karar tarihinin esas alınması gerekir.
Talebin karar düzeltme istemine ilişkin olduğu ve 16.04.2019 tarihli Dairemizin kararının düzeltilmesi istenildiği için kesinlik sınırı Dairemizin karar tarihine göre belirlenmelidir.
Bilindiği üzere, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değiştirilmiş, ayrıca 01.04.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun'un 19.maddesi ile HUMK'ye ilave edilen ek madde 4'e göre de; 01.01.2019 tarihinden itibaren değeri 19.680,00 TL'den az olan davalara ait hükümlerin onanmasına veya bozulmasına ilişkin Yargıtay kararları hakkında karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle, 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3.maddesi yollaması ile davacı vekilinin karar düzeltme istemine ilişkin 22.07.2019 tarihli dilekçesinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 07/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy