MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün dahili davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, 06.05.2013 tarihinde yapılan hacizde istihkak iddia edildiğini, ancak borçlunun davalı üçüncü kişi ... ile birlikte haciz adresinde faaliyet gösteren ... Tekstil Ltd. Şti.nin ortağı olduğunu, şirketi birlikte işlettiklerini, hacze konu menkullerin borçluya ait olduğunu belirterek, davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, dava konusu haczin üçüncü kişinin yetkilisi olduğu şirkete ait iş yerinde yapıldığını, ancak mülkiyetinin ... Tekstil A.Ş.ye ait olduğunu, kira ilişkisi içinde ... Tekstil Konfeksiyon Ltd. Şti.nin kullanımına bırakıldığını, üçüncü kişinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, borçlunun bir süre üçüncü kişi şirkete ait iş yerinde işçi olarak çalışması dışında iş yeri ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını iddia ederek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece takip dosyalarında, takip taleplerinde, çıkarılan ödeme emirlerinde belirtilen adreslerden farklı olan ... Ltd. Şti.nin Kumluca/ Ulus adresinde haczin yapıldığı, haciz mahallinde borçlunun bulunmadığı, SGK kayıtlarında borçlunun bir dönem ... şirketinde işçi olarak çalıştığı anlaşılmış ise de borçlunun haciz uygulanan adresteki şirketin yetkilisi ve ortağı olmadığı ve haczedilen menkullerin borçluya ait olduğu yönünde kesin, net ve inandırıcı delillerin davacı tarafından dosyaya sunulmadığı, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı alacaklı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22.05.2017 tarihli ve 2017/4355 Esas, 2017/7393Karar sayılı kararı ile davalı ...’nin kendisi lehine istihkak iddiasında bulunmadığı bu nedenle üçüncü kişi olarak taraf sıfatı taşımadığından hakkında açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken bu davalı bakımından davanın esasına girilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı; ayrıca, dava dilekçesinde ..... Ltd. Şti. ve ...... A.Ş. yerine ...'nin adına yer verilmesinin, davayı açan taraftan kaynaklanan maddi bir hata niteliğinde olduğu, dosya içindeki bilgi ve belgelerden ve istihkak iddiasına ilişkin dilekçeden, mülkiyet hakkına dayanan üçüncü kişinin ...... A.Ş. olduğunun anlaşıldığı, Mahkemece ...... A.Ş.'nin davaya dahil edilmesi sağlanarak tarafların toplanacak tüm delillerine göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Mahkeme hükmü bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılamada, dava konusu mahcuzlar üzerinde mülkiyet durumu tam olarak tespit edilemediğinden, davacı alacaklının iddiasını ispatlamış sayılarak davalı ...... AŞ’nin istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir. Hüküm, dahili davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK'nin 99. maddesine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dava konusu haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste borçlu huzurunda yapılmadığı gibi, haciz adresinde borçluya ait evrak da bulunamamıştır. Dahili davalı ... Tekstil Konfeksiyon .. AŞ. vekili ise haczedilen mahcuzları dava dışı ... Tekstil Konfeksiyon Ltd Şti.ye kiraladığını beyan etmiş ve taraflar arasında ticari ilişki dosya kapsamındaki bilirkişi raporuyla da doğrulanmıştır. Dosyada mevcut SGK kayıtlarına göre, borçlu bir dönem dava dışı ... Tekstil Konfeksiyon Ltd. Şti.de işçi olarak çalışmış ise de borçlunun dahili davalı üçüncü kişi ile doğrudan irtibatını gösterir bir delil bulunmamaktadır.
Tüm bu olgular karşısında, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dahili davalı üçüncü kişi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.