MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar, maliki oldukları 1516 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından hiçbir akdi ve kanuni sebebe dayanmaksızın otopark olarak kullanmak suretiyle işgal edildiğini ileri sürerek dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için 10.000,00 TL (ıslah ile 884.160,00 TL) ecrimisilin her dönem sonundan itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kabulüne, 884.160 TL toplam ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak tapudaki payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2018 tarihli ve 2015/3361 Esas, 2018/917 Karar numaralı ilamıyla, eldeki davada ecrimisil hesabı yönünden alınan ve mahkemece itibar edilen 05.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın elde edebileceği gelir hesaplanırken İstanbul geneline uygun en düşük otopark ücretlerinin uygulandığı ISPARK tarifelerinin esas alındığı, kullanılan alanın araç kapasitesi, doluluk oranı gibi hususlar gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda 10.09.2008 – 10.09.2013 tarihleri arasındaki dönem için 884.160,00 TL ecrimisil bedeli saptandığı, davacının kira geliri üzerinden ecrimisil talep ettiği gözetilerek mahallinde uzman bilirkişiler aracılığıyla yeniden keşif yapılarak yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde emsaller de incelenerek bilimsel verilere uygun denetime elverişli ecrimisil hesabını içeren bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, toplam 816.192,00 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak tapudaki payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu arsa nitelikli 1516 parsel sayılı taşınmazın 1/2'şer pay ile davacılar adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından fiilen el atılmak suretiyle komşu 1517 ve 1518 parsel numaralı taşınmazlar ile birlikte ... gölü kıyısında bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesislerine hizmet veren otopark olarak kullanıldığı, ecrimisil hesabı yönünden alınan ve mahkemece itibar edilen 18.03.2019 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın elde edebileceği gelir hesaplanırken İstanbul geneline uygun en düşük otopark ücretlerinin uygulandığı ISPARK tarifelerinin esas alındığı, kullanılan alanın araç kapasitesi, doluluk oranı gibi hususlar gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda 10.09.2008– 10.09.2013 tarihleri arasındaki dönem için 816.192,00 TL ecrimisil bedeli saptandığı anlaşılmaktadır.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'un 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Somut olayda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez. Şöyle ki, haksız işgal tazminatı olan ecrimisil işgalin başladığı tarihteki niteliğine göre belirlenir. İşgalci davalının sonradan yaptığı iyileştirmeler ( yapı, dikilen meyve ağaçları vs. ) ecrimisilin hesabında göz önünde bulundurulmaz. Başka bir anlatımla, davalının taşınmazın işgalinden evvelki durumu ve niteliği belirlenerek ecrimisil belirlenmelidir. Mahkemece bu yöne ilişkin araştırma ve inceleme yapılmadan keşifteki niteliğine göre otopark olarak ecrimisil hesaplanması doğru görülmemiştir.
Dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmaz ... gölü kıyısında bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesislerinden yararlanmak isteyen kişiler tarafından kullanılan otoparktır. Dava, 10.09.2008-10.09.2013 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil istemine ilişkin olduğu gözetilerek belirtilen tarihlerde söz konusu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Tesisinin mevcut olup olmadığı araştırılmaması, o tarihlerde sosyal tesisin olmadığının belirlenmesi durumunda çekişme konusu 1516 parselin gelirinin farklı olacağının değerlendirilmemesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, dava konusu 1516 parsel ile davalı vekili tarafından dosyaya emsal olarak sunulan 1518 parsel sayılı taşınmazların niteliği arsadır. Ne var ki, 1516 parselin imar planında "otopark", 1518 parsel ise "günübirlik tesis alanı" olduğu, her iki taşınmazın tapu niteliğinin arsa olduğu göz önünde bulundurularak, imar planının onaylandığı tarih ecrimisil açısından önem arz etmektedir. Bu sebeple, öncelikle davalı tarafından emsal olarak bildirilen 08.01.2013 tarihli yazı içeriğinde 1518 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 01/04/2013-01/04/014 tarihleri arası dönem için aylık kira bedeli 1.767,74 TL olan kira sözleşmesinin onaylı örneğinin getirtilerek taşınmazın imar planı kapsamında ise ilk olarak hangi tarihte imar planı içine alındığı ve imar planının onaylandığı tarihin ... Belediye Başkanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından ayrı ayrı sorulup belirlenmemesi doğru görülmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu, bilirkişi raporunun somut bilgi ve belgeye dayanması, tarafların, hakimin ve Yargıtayın denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması ilkelerine açıkça aykırılık oluşturmuştur. O halde, Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle ve özellikle, yukarıda belirtilen bilgi ve belgelerin dosya arasına alınması, yapılan araştırma ve incelemelere göre, bilirkişi heyetinden Dairece belirlenen ilkeler ve olgular doğrultusunda, bilimsel verilere uygun, denetime elverişli bir rapor alınması ve toplanmış deliller çerçevesinde bir karar verilmesi olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden, eksik inceleme, araştırma ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması nedeni ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.