MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, 160 ada 31 parselde tapuya kayıtlı, 8 nolu bağımsız bölüm ile 11 nolu bağımsız bölümlerin tapuda vekil edenlerinin ve davalı ...'nın murisi ... adına kayıtlı iken davalının hisselerini davacılara satarak devrettiğini, davalının 11 nolu bağımsız bölümde murisin ölüm tarihinden itibaren 30.11.2011 tarihine kadar oturduğunu, 8 nolu bağımsız bölümü kiraya vererek 13 aylık kira bedeli 7.150,00 TL gelir elde ettiğini, 11 nolu bağımsız bölüm için muris ...'nın ölüm tarihi olan 29.06.2010 tarihinden davalının evi tahliye ettiği tarih olan 30.11.2011 tarihine kadar aylık 275,00 TL'den 16 aylık 4.400,00 TL, 8 nolu daire için 7.150,00 TL olmak üzere toplam 11.000.00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 3 nolu 09.05.2019 tarihli celsede, talebini, 11.000,00 TL'nin eşit olarak dağıtılması şeklinde açıklamıştır.
Davalı, usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen süresinde cevap vermemiş, yargılama aşamasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sivas 1. Sulh Hukuk Mahkemesince davacının davasının kısmen kabulü ile ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 26.11.2010 tarihi ile 30.11.2011 tarihleri arasında dava konusu taşınmazlara yönelik olarak bilirkişi raporları doğrultusunda davacıların paylarına düşen mahkememizce hesap edilen 9000,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara veraset payları nispetinde ödenmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 31.03.2014 tarihli ve 2013/19693 Esas, 2014/6780 Karar sayılı ilamında “ecrimisil istemine ilişkin eldeki dava, mal varlığına yönelik dava niteliği taşıdığından HMK'nin 2. maddesi doğrultusunda görevsizlik kararı verilmesi” gerektiğinden bahisle bozma kararı vermiştir.
Bozmaya uyma kararı sonrası Mahkemece; davacılar ... ve müşterekleri tarafından davalı ... aleyhine açılan (alacak) ecrimisil davasında mahkememizin görevsizliğine, Sivas Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğuna, talep halinde görevli Sivas Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 26.11.2018 tarihli ve 2018/14562 Esas, 2018/18240 Karar sayılı ilamıyla görevsizlik kararının onanmasına karar vermiştir.
Görevli Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacıların davalarının ayrı ayrı kabulü ile 2.750,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 23.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak ayrı ayrı davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nin Geçici 3. madde 2. fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 Sayılı Kanunun 26.09.2004 tarihli ve 5236 Sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Yine geçici 1. madde 2. fıkrasına göre; “Bu Kanunun, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz.”
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.’un 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; çekişme konusu 8 nolu bağımsız bölümün ecrimisil talep dönemi olan 22.09.2010- 21.09.2011 tarihleri arasında miras bırakan ... adına, çekişme konusu 11 nolu bağımsız bölümün ise ecrimisil talep dönemi olan 29.06.2010-30.11.2011 tarihleri arasında intikal tarihi olan 19.10.2011 tarihine kadar miras bırakan ... adına, bu tarihten sonraki dönem için davacılar adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Dava, ecrimisil isteğine ilişkin olup, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Davacıların dava konusu 8 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin paydaşlarından oldukları, bu durumda davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu ve temyiz sınırının her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenmesinin gerekeceği, her biri davacı yönünden tahsiline karar verilen miktarın ise karar tarihi olan 2019 yılı itibarıyla, kesinlik sınırı olan 3.200,00 TL'yi geçmediği görülmüştür.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden Mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'da da bir karar verilebilir.
O halde, hüküm kesin nitelik taşıdığından temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen ecrimisil miktarları kesinlik sınırı içinde kaldığından 6100 sayılı HMK'nin 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 427/2 ve 432/4 maddeleri uyarınca davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy