MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ölüme Bağlı Mal Rejiminin Tasfiyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, ortak miras bırakan ...'nın 2010 tarihinde vefat ettiğini, tarafların 1986 senesinde evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen eşi muris adına kayıtlı iki adet taşınmaz, bir adet araç ve banka hesabındaki para ile ilgili olarak fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 60.000,00 TL katkı payı alacağı ve 90.000,00 TL katılma alacağının davalılardan tahsilini talep etmiş, harcını yatırarak sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile de talep edilen katılma alacağını arttırarak 116.562,22 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili, dava konusu malların edinilmesinde davacının katkısının bulunmadığını, ayrıca murisin banka hesabındaki paranın vefat ettikten sonra davacı da dahil olmak üzere mirasçılar arasında paylaşıldığını, paranın yarısının davacıya verildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda davanın kısmen kabulüyle davacının 60.000,00 TL katkı payı alacağı talebine ilişkin davanın reddine, davacının katılma alacağı talebinin kabulüne, 116.562,22 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Dairenin 2014/12245 Esas, 2015/23031 Karar sayılı ilamıyla, murisin banka hesabındaki para yönünden davacı tarafın katılma alacağı hüküm altına alınırken 01.12.2011 tarihli İş Bankası yazısı ve ekindeki makbuzdan davacıya ödenen miktar da gözetilerek, mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi, ayrıca davanın mirasçılar arasında görülmesi nedeniyle, davacı mirasçı sağ eşin mal rejiminin tasfiyesi nedeniyle talep ettiği ve terekeye ait borç sayılan alacak miktarından, davacı da dahil bütün mirasçıların miras payları oranında sorumlu olacakları şekilde karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hükmün davalılar yararına bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin tüm ve davalılar vekilinin diğer temyiz itirazları ise yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Davacı vekili tarafından yapılan karar düzeltme isteği de reddedilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; mahkemece, bozmaya konu yapılmayan davacının 60.000,00 TL katkı payı alacağı talebinin reddine ilişkin karar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının katılma alacağı talebinin kabulü ile toplam 111.986,17 TL katılma alacağı olduğunun kabulü ile birlikte bu miktarın (111.986,17 - 26.703,67 = 85.282,50 TL.) 85.282,50 TL'sinden aşağıdaki şekilde davalı mirasçıların sorumlu olduğuna; araç yönünden davacının 13.500,00 TL katılma alacağı olduğunun kabulü ile bu miktardan; davalı mirasçı ...'nin miras payı oranı olan 3/12 'ye tekabül eden 3.375,00 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, davalı mirasçı ...'nin miras payı oranı olan 1/12'ye tekabül eden 1.125,00 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, davalı mirasçı ...'in miras payı oranı olan 1/12'ye tekabül eden 1.125,00 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, davalı mirasçı ...'in miras payı oranı olan 1/12'ye tekabül eden 1.125,00 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, 2270 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının 15.187,50 TL katılma alacağı olduğunun kabulü ile bu miktardan; davalı mirasçı ...'nin miras payı oranı olan 3/12 'ye tekabül eden 3.796,875 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, davalı mirasçı ...'nin miras payı oranı olan 1/12 'ye tekabül eden 1.265,625 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, davalı mirasçı ...'in miras payı oranı olan 1/12'ye tekabül eden 1.265,625 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, davalı mirasçı ...'in miras payı oranı olan 1/12'ye tekabül eden 1.265,625 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, 2 nolu taşınmaz yönünden davacının 56.595,00 TL katılma alacağı olduğunun kabulü ile bu miktardan; davalı mirasçı ...'nin miras payı oranı olan 3/12'ye tekabül eden 14.148,75 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, davalı mirasçı ...'nin miras payı oranı olan 1/12'ye tekabül eden 4.716,25 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, davalı mirasçı ...'in miras payı oranı olan 1/12'ye tekabül eden 4.716,25 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, davalı mirasçı ...'in miras payı oranı olan 1/12'ye tekabül eden 4.716,25 TL'den karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğuna, davacının İş Bankası 2200/7292497 nolu hesap yönünden katılma alacağı talebinin ise; davacının, 26.703,67 TL katılma alacağını aldığını kabul ve beyan etmesi ve bu alacağı, 28.03.2011 tarihli banka dekontu ile aldığı sabit olduğundan, davacının İş Bankası 2200/7292497 nolu hesap yönünden katılma alacağı hakkı olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... ile davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı vekilinin ve davalılar ..., ... ve ... ile davalı ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava hakkında verilen karar yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Yerel Mahkeme Daire bozmasına uymuşsa da bozmanın gereğini tam olarak yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Şöyle ki, banka hesabındaki para yönünden mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur. Tarafların banka hesabındaki parayı miras payları oranında paylaştıkları gözetilmeksizin davacının parayı çektiğine dair kabulünün paranın katılma alacağı olarak çekildiği şeklinde mahkemece benimsenmesi ve bu sebeple hesaptaki para yönünden alacak hakkı kalmadığına dair değerlendirme yapılması hatalı olmuştur. Dosya kapsamından taraflar arasında miras payı oranlarında bölüşüldüğü anlaşılan banka hesabındaki paradan davacının tahsil ettiği kısım dışında kalan para üzerinde önceki bozma ilamına uygun şekilde katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
Bununla birlikte katılma alacağına tasfiye tarihi olan (bozmadan önceki karar tarihi) 22.01.2014 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, bozmadan sonra verilen karar tarihi 10.07.2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması da doğru olmamıştır.
3. Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafın katılma alacağı talebi toplam 116.562,22 TL olup, mahkemece davacının katılma alacağı talepten az tespit edildiğine göre hükmün, davanın kısmen kabul kısmen reddine şeklinde tesis edilip, kabul-ret oranlarına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilip yargılama giderlerinin tamamından davalıların sorumlu tutulması ve kendilerini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
Bununla birlikte dosyadaki bilgi ve belgelerden davalılardan ...'in, bozma sonrası yargılama devam ederken 20.02.2017 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakta olup, mirasçıları tarafından davaya devam edildiği dikkate alınarak mirasçılar yerine ölü ...'in karar başlığında gösterilmesi ve hakkında hüküm tesis edilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin, (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 05/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy