MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, araç yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ...'taki birikimlere yönelik davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı adına edinilen araç ve ...'taki birikimler nedeniyle 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08.12.2014 tarihli dilekçesi ile talep miktarını 11.750,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, bozmaya uyularak araç yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ...'taki birikimler nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Somut olaya gelince, Mahkemece,27.01.2015 tarihli ilk kararla "davanın kabulü ile sadece araç yönünden 6.750,00 TL alacağın davalıdan tahsiline" karar verilmiş, davalının temyiz itirazı üzerine temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 23.05.2017 tarihli bozma ilamıyla hüküm sadece "dava konusu ...'taki birikimler hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerektiği" yönünden bozulmuş, "bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. Mahkemece, 30.11.2017 tarihli 1. oturumda bozmaya uyulmuştur.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalan incelenerek reddedilen hususlarda ilk hükme aykırı bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İçtihatları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Kural olarak, hakim ara kararından dönebilirse de, bozmaya uyulmasına ilişkin karar bunun istisnalarındandır. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan mahkeme, bununla bağlıdır. Ancak mahkeme inceleme dışı bırakılan konularda yeni bir hüküm kurabilir.
Şöyle ki, Dairenin 23.05.2017 tarihli ilamında kararın sadece "dava konusu ...'taki birikimler hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerektiği" yönünden bozulmuş olduğu, ''bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına" karar verildiğine göre, ilk kararda araç yönünden verilen karara ilişkin bir inceleme yapılmadığından esasla ilgili kararın kesinleştiğinden söz edilemez. O halde; mahkemece araç yönünden de olumlu ya da olumsuz yeniden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.