MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı, Değer Artış Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.04.2019 tarihli ve 2018/13873 Esas, 2019/4113 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde ziynet eşyaları kullanılarak davalı adına devralınan büfe yönünden mal rejiminin tasfiyesi ile alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, verilen ilk kararda ziynet eşyalarının aynen veya bedelinin iadesi ile işyeri yönünden katılma alacağı davasının ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Daire'nin 2012/7281 Esas, 2013/4198 Karar sayılı ilamıyla, davacı tarafın talebinin işyeri üzerindeki değer artış payı ve katılma alacağı isteğine ilişkin olduğuna işaret edilerek yetersiz araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hüküm davacı yararına bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; Mahkemece, davanın kabulü ile 18.751,50 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 44.000,00 TL katkı payı alacağının ıslah tarihi olan 15.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Daire'nin 2018/13873 Esas, 2019/4113 Karar sayılı ilamıyla Yerel Mahkeme hükmü bozulmuş, davacı vekili, süresinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1.Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici nedenlere, HMK'nin 26. maddesine aykırı şekilde davacı tarafın 28.07.2010 tarihli dilekçesinde açıkladığı ziynetlerden fazlasının hesaplamaya dahil edilemeyeceğine, içtihadı birleştirme kararları gereğince davacı tarafça bozmadan sonra sunulan 15.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi Mahkemece dikkate alınamayacağına, dava değer artış payı ve katılma alacağına ilişkin olduğundan davacı lehine doğrudan ziynetlerin karşılığı değerin verilmesi ve bu değerin büfenin tasfiye tarihi itibariyle değerinden düşümü ile katılma alacağı hesap edilmesi hatalı olduğuna, hesaplamanın Mahkemece uyulan ilk bozma ilamında belirtilen şekilde ziynetlerin verildiği tarihteki değeri ile büfenin bu tarihteki aylık kiralama sürüm değerinin ayrı ayrı saptanıp, toplam değer içindeki ziynetlerin oranının bulunması, bu oranın büfenin tasfiye tarihindeki kiralama sürüm değeri ile çarpılarak çıkacak miktarın değer artış payı alacağı olarak karar altına alınması, değer artış payı alacağının büfenin tasfiye tarihi itibariyle kiralama sürüm değerinden düşürüldükten sonra kalan bakımından ise davacının katılma alacağının saptanması gerektiğine göre, HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarına gelince;
Davacı tarafça, mal rejiminin tasfiyesi boşanma dava dilekçesi ile birlikte talep edilmiş olup, boşanmaya bakan mahkemece talebin açıklanması ve harcın yatırılması için verilen süre içerisinde sunulan 12.09.2006 tarihli dilekçe ile davanın değer artış payı ve katılma alacağı olduğu açıklanmış ve dava değeri 16.276,00 TL olarak bildirilmiştir. Mahkemece, davacı tarafa, bildirilen bu dava değerinin ne kadarlık kısmının katılma alacağı ne kadarlık kısmının değer artış payı alacağı olduğunun açıklattırılması, ilk bozma ilamına uygun şekilde ve 28.07.2010 tarihli açıklama dilekçesindeki ziynetler gözetilerek değer artış payı ve katılma alacağı hesaplanıp oluşacak sonuç dairesinde talep miktarlarıda gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
Daire'nin bozma ilamında dava değeri yönünden yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmesi gerekirken farklı gerekçelerle dava değerinin 7.000,00 TL olduğu ve bu değer içinde talep miktarının açıklattırılması şeklinde karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin buna yönelik karar düzeltme talebinin 1086 sayılı HUMK'un 440-442 maddeleri uyarınca kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 2018/13873 Esas 2019/4113 Karar sayılı bozma ilamının gerekçesinin dava değeri yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, Yerel Mahkeme hükmünün dava değeri yönünden 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca aynı bentte açıklanan değişik gerekçeyle BOZULMASINA; davacı vekilinin diğer karar düzeltme taleplerinin yukarıda (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle REDDİNE, peşin alınan karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyene iadesine 05.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy