MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün vasi adayı ve kısıtlı adayı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde, eşi olan kısıtlı adayı ...'ın gözlerinin görmemesi nedeniyle % 92 oranında engelli olduğunu, her türlü ihtiyacını kendisinin karşıladığını belirterek eşinin kısıtlanmasını ve kendisinin vasi olarak atanmasını talep etmiştir. Mahkemece 18.11.2014 tarihli karar ile dava kabul edilerek Habip Hulusi'nin TMK'nin 405. maddesi gereğince kısıtlanmasına ve davacının vasi olarak atanmasına karar verilmiştir.
Davacı-vasi ...'ın 06.12.2018 havale tarihli dilekçesinde, yalnızca görme engeli bulunan, akıl hastalığı bulunmayan Habip Hulusi'nin TMK'nin 405. maddesi kapsamında kısıtlanmasının kısıtlıyı mağdur ettiğini belirterek, vesayetin kaldırılmasına, bunun mümkün olmaması halinde kısıtlamaya yönelik maddenin değiştirilmesine karar verilmesini istemiş, Mahkemece 11.01.2019 tarihli ek karar ile talep kabul edilerek, ...'ın TMK'nin 408. maddesi gereğince kısıtlanmasına ve davacının vasi olarak atanmasına karar verilmiştir.
1. Mahkemenin 18.11.2014 tarihli kararı kısıtlı tarafından, "kısıtlanmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı" gerekçesiyle, 11.01.2019 tarihli ek kararı ise kısıtlı ve vasi tarafından "vesayetin kaldırılması" talebiyle temyiz edilmiştir. Kısıtlının temyiz istemi süresinde yapılmadığından bahisle 04.09.2019 tarihli ek karar ile reddedilmiş ise de, temyiz edilen kararların kısıtlıya tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığından, temyiz talebi süresinde kabul edilerek Yunak Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/258-298 sayılı, 04.09.2019 tarihli temyiz isteminin süreden reddine dair ek kararının kaldırılmasına karar verilerek, temyiz incelemesine geçildi.
2.a. Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesinde ''Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir'' hükmü yer almaktadır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.b. Dava dilekçesinde iddianın ileri sürülüş şekline göre dava baştan itibaren TMK'nin 408. maddesi kapsamında isteğe bağlı kısıtlanmaya karar verilmesi olduğu halde, Mahkemece sehven Habip Hulusi'nin TMK'nin 405. maddesi kapsamında kısıtlanmasına karar verilmiş, sözkonusu maddi hata 11.01.2019 tarihli ek karar ile giderilmiştir. Ancak, vasi ... 06.12.2018 havale tarihli dilekçesinde öncelikli olarak vesayetin kaldırılmasına karar verilmesini istediğine göre; mahkemece isteğe bağlı vesayetin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, maddi hatanın düzeltilmesi ile yetinilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle 04.09.2019 tarihli ek kararın kaldırılmasına, (2.a.) bendinde yazılı nedenlerle sair itirazlarının reddine, temyiz itirazları (2.b) nolu bentte gösterilen nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile 11.01.2019 tarihli ve 2014/258-298 sayılı ek kararın HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 25.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy