MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 11. Aile Mahkemesinin 18.04.2018 tarihli ve 2016/770 Esas, 2018/341 Karar sayılı kararıyla reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava; artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Bakırköy 11. Aile Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin yaptığı istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüyle taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL katılma alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de "Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı 2019 yılı itibarıyla 58.800,00 TL olarak uygulanmaya başlamıştır. Somut olayda, temyize konu katılma alacağı belirsiz alacak niteliğinde olup, davacı dava dilekçesinde dava değerini 1.000,00 TL olarak gösterdiği, taşınmazın keşif tarihindeki değerinin 66.000,00 TL olarak belirlendiği, TMK mad. 236/1 gereğince davacının yarısı üzerinde alacak hakkı olduğuna göre alacak miktarının 33.000,00 TL olduğu anlaşıldığından, alacağın 2019 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden Mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesi uyarınca 2019 yılı itibariyle miktar ve değeri 58.800,00 TL'yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan değerden REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy