MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davalı adına satın alınan bir adet mesken yönünden mal rejiminin tasfiye edilerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, mesken alımında davacının hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2.298,78 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 s.lı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Mahkemece, hesap incelemesine ilişkin rapora ve rapordaki açıklamalara itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de hükme esas alınan rapor incelendiğinde yerleşik Daire uygulamasına aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Katkı payı alacağı hesabında her iki eşinde evlenme tarihinden, malın edinildiği tarihe kadar gelirleri gözetilerek her bir eşin alışkanlıkları, ekonomik ve sosyal statüleri gözetilerek, kişisel harcamaları ile ayrıca kocanın 743 sayılı TKM'nin 152. maddesi gereğince evi geçindirme yükümlülüğü nedeniyle yapabileceği harcama, eşlerin kendi gelirlerinden düşülerek, gerçekleştirebilecekleri tasarruf miktarları ayrı ayrı tespit edilip, daha sonra her eşin tasarruf miktarının, birlikte yaptıkları toplam tasarruf miktarı içerisindeki oranı belirlenmek suretiyle malın alımına yaptıkları katkı oranı olarak belirlenir. Oysaki hükme esas alınan raporda davalının gelir evrakı bulunmadığı için sadece davacının gelirinden yola çıkılarak oranlamalar yapılıp 0.041796 gibi dosya kapsamına da uygun düşmeyen bir katkı oranı belirlenmiştir.
Somut olayda tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, taraf ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı kadının ziynetleri ve her iki tarafın akrabalarından alınan borç ile tasfiyeye konu meskenin satın alındığı, borcun tarafların çalışarak elde ettiği gelirler ile ödendiği sabittir. Ne var ki dosya kapsamında az yukarıda izah edildiği şekilde katkı payı alacağı hesabı için eşlerin taşınmazın edinilmesine katkı oranlarını belirleyecek yeterli veri olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılması gereken TMK'nin 4. ve TBK'nin 50. maddeleri uyarınca, hukuk ve hakkaniyete uygun bir katkı oranı takdir edilmesi, bu oran meskenin dava tarihi itibariyle değeri ile çarpılarak bulunacak miktar yönünden talep miktarı da gözetilerek bir karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan şekilde Dairenin ilke ve uygulamalarına aykırı şekilde, hatalı rapora itibar edilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle hüküm tesis edilmesi bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy