MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davalı-karşı davacının eşya alacağı davasının kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı karşı davalı ... vekili, tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velayetinin müvekkiline verilmesine, müvekkili lehine nafaka, maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı vekili, asıl davanın reddini, karşı davasında, tarafların boşanmalarına velayetin müvekkiline verilmesini, müvekkili lehine manevi tazminata hükmedilmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ev eşyalarının tespitiyle aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiş, 30.03.2016 tarihli dilekçeyle, eşyaların yarı bedeli 3.800 TL üzerinden davasını ıslah etmiştir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın kabulüne, davalı karşı davacının eşya alacağı davasının kabulüyle 3.800 TL eşya alacağının ıslah tarihi olan 30.03.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hükmün taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2016/17987 Esas, 2018/6655 Karar sayılı ilamıyla, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının sair temyiz itirazlarının yersiz olduğuna, davalı-karşı davacının eşyalara yönelik talebinin mal rejiminin tasfiyesi niteliğinde bulunduğuna, mal rejimi sona ermeden tasfiyeye gidilemeyeceğine, boşanma hükmü kesinleşmediğine göre, tasfiyeye ilişkin bu talebin boşanma davasından tefrik edilmesi, boşanmanın kesinleşmesinin beklenmesi ve bundan sonra işin esasının incelenmesi gerektiğine işaret edilerek bozma kararı verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı karşı davacının eşya alacağı davasının kabulüyle, 3.800 TL eşya alacağının karşı dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı- karşı davacı vekili tarafından yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma öncesi verilen ilk kararda davalı karşı davacı tarafça yapılan yargılama giderleriyle ilgili hüküm kurulmuş olmasına rağmen, ilk kararın bozulması sonrası davalı-karşı davacı tarafça yapılan yargılama giderleriyle ilgili hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ise de, bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 3 nolu bendinden sonra gelmek üzere, "4- Davalı-karşı davacı tarafından yapılan 83,10 TL başvurma, karşı dava ve peşin harç, 56,35 TL ıslah harcı, 116 TL tebligat gideri, 250 TL bilirkişi ücreti, 20 TL posta masrafı olmak üzere toplam 525,45 TL yargılama giderinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,’’ bendinin eklenmesine, sonraki hükümlerin numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy