MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.10.2019 tarihli ve 2019/4744 Esas, 2019/8855 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde davacının ve ailesinin maddi katkısı ile davalı adına edinilen mesken, araç ve banka hesabında para bulunduğunu açıklayarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL alacağın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, harcını yatırmak suretiyle sundukları 16.04.2015 tarihli dilekçeyle talep miktarı 52.700,00 TL'ye arttırılmıştır.
Davalı ... vekili, malvarlığının edinilmesinde davacının hiçbir katkısının bulunmadığını, davacının babası tarafından yapılan maddi yardımın ise geri ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kısmen kabulüne, taşınmaz nedeni ile 20.709,00 TL alacağın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Daire'nin 2015/16945 Esas ve 2017/6716 Karar sayılı ilamıyla, tasfiyeye konu 4 nolu meskenin davalı adına 25.12.2001 tarihinde evlilik birliğinden önce edinilen ve 22.01.2003 tarihinde devredilen dava dışı 3 nolu meskenin satışından elde edilen 22.000,00 TL kullanılarak satın alındığı hususunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, dinlenen davacı tanıklarından ..., ..., davacının babası ... ve annesi ...'nin tasfiyeye konu taşınmazın 36.000,00 TL'ye alındığını beyan etmesine rağmen, mahkemece tasfiyeye konu taşınmazın bilirkişi tarafından tespit edilen edinme tarihindeki 40.752,00 TL değeri esas alınarak denkleştirme yapılıp katılma alacağı hükmedilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek, hüküm davalı lehine bozulmuş, davacının tüm ve davalının diğer temiz itirazları reddedilmiştir. Davacı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne, meskenle ilgili olarak 17.500,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm; davacı vekilince temyiz edilmiş olup, Daire'nin 09.10.2019 tarihli ve 2019/4744 Esas, 2019/8855 Karar sayılı ilamı ile hüküm onanmıştır. Davacı vekili, süresinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
2. Davacı vekilinin diğer karar düzeltme nedenlerine gelince;
Davacı lehine hükmedilen alacak, katılma alacağı niteliğindedir. Katılma alacağında, malların kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad. 227/1 ve 235/1), sürüm (rayiç) değerleri (TMK mad. 232, 239/1) hesaba katılır. TMK'nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtay'ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir.
Somut olayda 4 nolu meskenin bozmadan önce verilen karara en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden katılma alacağı belirlendiğine göre tasfiye tarihinin bozmadan önceki karar tarihi olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, tasfiye tarihi olan 17.04.2015 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, bozmadan sonra verilen karar tarihi 14.05.2019 tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekirken onandığı görüldüğünden davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteği yerinde olduğundan kabulü ile Daire'nin 09.10.2019 tarihli ve 2019/4744 Esas, 2019/8855 karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, hükmün 1. bendinde "karar tarihinden itibaren" ibaresinin yerinden çıkartılmasına yerine "karar tarihi 17.04.2015 tarihinden itibaren" ibaresinin yazılmasına; 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, diğer karar düzeltme taleplerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 11.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy