MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, paydaşı olduğu 155 parsel sayılı taşınmazı davalının ev inşa etmek ve bahçe olarak kullanmak suretiyle işgal ettiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesine, yıkıma ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmaza komşu taşınmaz olan 154 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanlarından kendilerine intikal ettiğini, davacının ileri sürdüğü evin 60 sene önce yapıldığını ve kendi kullanımının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın dava dışı kişilerce kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli ev ve arsa nitelikli 155 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payla davacı ..., 1/2 payla da dava dışı Durdu adına kayıtlı olduğu, dava konusu evin davacıya ait taşınmazda bulunduğu, davanın 09.12.2009 tarihinde Andırın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, Mahkemece 18.02.2011 günlü kararla dava değeri bakımından davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği bahisle görevsizlik kararı verildiği, temyiz edilmeden kararın kesinleştiği ve yargılamaya Andırın Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olaya gelince; Sulh Hukuk Mahkemesince icra edilen 25.10.2010 tarihli keşifte tanıklar Durdu ve Mehmet benzer olan beyanlarında açık şekilde taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını belirtmelerine rağmen, Asliye Hukuk Mahkemesince icra edilen 17.06.2011 tarihli keşifte beyanları alınan tanık Durdu ve Enver, çekişme konusu evin, davacının dava dışı kardeşi Melek tarafından sürekli kullanıldığını, davalının izin dönemlerinde gelerek taşınmazı kullandığını beyan etmişlerdir.
Hal böyle olunca; öncelikle davalı ve kardeşlerine miras yoluyla intikal ettiği belirtilen komşu 154 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının dosya içeriğine alınması, tanıklar çağrılarak beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.