MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Eski Hale Getirme Bedeli, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 528 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, ... yolu yapılırken, vekil edeni ile davalıların, dava konusu taşınmazın heyelana maruz kalmaması için, vekil edeninin tarlasına moloz yığılarak yükseltilmesi konusunda 10.4.2005 tarihinde anlaştıklarını, molozlar yığıldıktan sonra, davalılar tarafından taşınmazın kullanılabilir hale getirilmesi gerekirken bunun yapılmadığını, bu haliyle taşınmazın kullanılmasının mümkün olmadığını açıklayarak, haksız fiil nedeniyle oluşan tazminat alacağı ile geriye yönelik beş yıllık ecrimisil alacağının davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, ... karayolunun vekil edenleri tarafından yapıldığını, 2005 yılında meydana gelen heyelan nedeniyle bölgede bulunan taşınmaz sahipleri ile, verimli heyelan topraklarının taşınmazlarına dökülmesi konusunda anlaştıklarını, davacının muvafakatı ile heyelan toprağının davacının taşınmazına döküldüğünü, bu nedenle haksız fiilden bahsedilemeyeceğini, ayrıca talebin zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahmemece; davanın kabulüne, 528 parsel sayılı aşınmazın fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (a) harfiyle gösterilen 8.490,00 m² lik kısmı için toplam 38.121,10 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
528 parsel sayılı taşınmazın 8.490,00 m² lik kısmının davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedeli olan toplam 7.640,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı süresinde temyiz edilmiştir.
Taraflarca varlığı ve içeriği inkar edilmeyen 14.5.2005 tarihli sözleşmeye göre, taraflar, yol yapımı sırasında meydana gelen heyelan nedeniyle davalılar tarafından yapılacak temizleme çalışmaları sırasında çıkacak malzemenin dava konusu taşınmaz üzerine dökülmesi, dökülen malzemenin üstü tesfiye edilerek kullanılabilir hale getirilmesi konusunda anlaşmaya varmışlar, davacı tarafından ise, davalıların sözleşme ile yüklendikleri edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile dava açılmıştır.
Dosyaya ibraz edilen Ziraat Bilirkişi raporunda, taşınmaz üzerindeki dolgu malzemesinin ham toprak niteliğinde, üzerinde tarım yapılmamış ve işlenmemiş özelliğe sahip olduğu , sözkonusu taşınmazın ancak imar ve ihya (iyileştirme – düzeltme) çalışmaları sonucunda üzerinde verimli ve karlı bir yetiştiricilik yapılmasının mümkün olduğu belirtilmiştur.
Bu durumda, Mahkemece, taraflar arasındaki anlaşma ve anlaşma hükümleri belirlenerek anlaşmaya göre davalıların edimlerini yerine getirip getirmediği, edimlerin yerine getirilmesi açısından hangi işlemlerin yapılması gerektiği, heyelan malzemesinin davacı taşınmazına atıldığı tarihten sonra ne kadar süre içinde sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmesi gerektiği, davacı tarafından davalıların temerrüde düşürülüp düşürülmediği hususları çerçevesinde yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde, toplanmış ve topalanacak delillere göre, davacının iş bu sözleşme kapsamında uğramış olduğu zarar kalemlerinin talep doğrultusunda tespit edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki anlaşma gözardı edilerek, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan tazminat ve ecrimisil alacağı olarak değerlendirilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.