MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; dava konusu 42226 ada 8 parsel sayılı taşınmazda vekil edeninin ½ paydaş olduğunu, davalının 1/2 pay sahibi ...’ın mirasçısı olduğunu, vekil edeninin taşınmazda sadece kendisine düşen payı kullandığını, davalı tarafın 150.000,00 TL tutarında ecrimisilin ödenmesi istemini içeren ihtarname gönderdiğini belirterek, müvekkilinin davalıya geçmişe dönük Ankara 63. Noterliği'nin 30.04.2014 tarihli ve 13133 yevmiye numaralı ihtarnamede bildirilen 150.000,00 TL ecrimisil borcu bulunmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davayı açmada hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu taşınmazın dava dışı kök muris ...'a bedelsiz olarak verildiğini, murisin hatırı sayılır bir mal varlığı bulunduğunu, intikalin miras şirketi değil vasiyetname ile yapıldığını, taşınmazların tamamının vasiyetnamede belirtilen şahıslar adına tapuda tesciline karar verildiğini, davalı kısıtlı olduğundan vasinin vesayet makamından izin almadığı süre dava açamayacağını, vasinin kısıtlı aleyhine yaptığı işlemlerin kısıtlıyı bağlamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil alacağı ve menfi tespit isteğine ilişkindir.
Davalı ... adına vasisi ... tarafından 30.04.2014 tarih, 13133 yevmiye numaralı noter ihtarı ile davacı ... ve dava dışı Aşır Sarıışık adına ihtarname gönderilmiş ve bu ihtarname üzerine muhataplardan davacı ... ihtarnameye istinaden eldeki menfi tespit davasını açmıştır.
İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesi hükmüne göre; borçlu, icra takibi öncesinde ve icra takibi sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Somut olayımıza bakıldığında, davalı ...'ın davacı ... hakkında 30.04.2014 tarihli ve 13133 yevmiye numaralı ihtarı ile talep etmiş olduğu ecrimisil alacağına ilişkin icra takibinde bulunması ya da dava açması ihtimal dahilindedir. Menfi tespit davası açılabilmesi için çekişmeli alacakla ilgili mutlak olarak icra takibi veya dava açılması zorunlu olmayıp böyle bir tehlike veya tehdidin varlığı yeterlidir. Davacı menfi tespit davası sonucu alacağı ilamla borçlu olmadığını ya da borçlu ise borçlu olduğu miktarı kesin olarak tespit ettirip davalının takip ve dava tehdidini kesin olarak ortadan kaldıracaktır.
Bu durumda Mahkemece davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu kabul edilerek işin esası incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 22.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.