MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, vekil edenlerinin maliki olduğu 23 parsel sayılı taşınmaza komşu 24 parsel maliki davalının haksız yere müdahale ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ile ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmaza tecavüzünün bulunmadığını, yaptırdığı ölçüm sonucu davacıya ait kısmı terk edip boş bıraktığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ilk olarak davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesince “..davalının savunması doğrultusunda çekişme konusu bölümün davalı tarafından dava açılmadan önce mi yoksa yargılama sırasında mı terk edildiği konusunda, tarafların ve gerekirse tanıkların tekrar beyanlarının alınması, elatmaya son verilmiş ise tarihinin açıkça saptandıktan sonra davacının sair istemlerinin de bu duruma göre değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir” şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek devam eden yargılama neticesinde elatmanın önlenmesi davasının reddine ve ecrimisil davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Mahkemece ret kararı verilen yerin değeri olan 59.290,00 TL üzerinden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 2.180,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK'un 438/7. (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin belirtilen temyiz itirazının kabulü ile, hükmün 6. bendinde geçen "2.180,00 TL" ifadesinin hükümden çıkrılmasına ve yerine “6.871,9 TL ” ifadesinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.