MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davalı Belediyece davaya konu 419 ada 257 parselde kayıtlı taşınmaza yol yapımı nedeniyle kamulaştırmasız elatıldığını açıklayarak dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisilin faiziyle davalı Belediyeden tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu 419 ada 257 parsel sayılı 103 m2 miktarında arsa vasıflı taşınmazın davacılardan bir kısmının murisi adına ve diğer davacı adına 1/2 hisseli olarak tescilli olduğu, eldeki dava ile aynı tarihte Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/304 Esas sayılı dosyasıyla kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm tesis etmeye elverişli değildir. Şöyle ki, dosya kapsamına göre davaya konu taşınmaza müdahalenin ne zaman başladığı belirlenememektedir. Bu konuda ispat yükünün davacıda olduğuna ve tarafların tanık deliline dayandıkları anlaşıldığına göre, Mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu yerde yeniden keşif icrasıyla taraf tanıklarının 6100 sayılı HMK'nin 243 ve 244. maddeleri uyarınca çağrılarak mümkün olduğunca taşınmaz başında keşif mahallinde dinlenilmeleri (HMK mad. 259, 290/2), haksız bir elatmanın bulunup bulunmadığının ve elatma söz konusu ise hangi tarihte yapıldığının belirlenmesi, yine yukarıda bahsi geçen taraflar arası görülen kamulaştırmasız elatma dava dosyasının istenip incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, 25.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın seyyar ticaret ve sergi alanı olarak kullanılabileceği dikkate alınarak ecrimisil hesaplanmış ise de, davaya konu taşınmazın tapuda arsa vasfıyla kayıtlı olduğu anlaşıldığına göre, bu niteliğine göre ecrimisil hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.