MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyım Tayini
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ve kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde 3561 sayılı kanun gereği kayyım atanması istenmiş, Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı Hazine vekili ile kayyım adayı Defterdarlık vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1. Kayyım adayı vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece çıkarılan muhtıraya ve verilen kesin süreye rağmen temyiz harcı ikmal edilmediğinden, HUMK'un 2494 sayılı Kanun ile değiştirilen 434. maddesinin 3. fıkrası hükmü gereğince başvurunun yapılamamış sayılmasına karar verilmiştir.
2. Davacı Hazine vekilinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Dava; 3561 sayılı Kanun'a dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir.
3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un 2/4. maddesinde kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır hükmü yer almakta ise de, yargı harçlarının müstesna olunan haller kapsamına dahil olduğuna dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. (YHGK'nin 08.06.2011 tarihli ve 2011/3-243-392 sayılı kararı)
Dosyadan, davacı Hazinenin eldeki davayı açarken başvurma harcı ile peşin nispi karar ve ilam harcını yatırmadığı, bu harçların daha sonra ikmal edildiğine ilişkin bir ara karar bulunmadığı gibi, tahsile dair bir bilgi ve belgenin olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda bahsedilen ilkeler ışığında; 3561 sayılı Kanun uyarınca Hazinenin yönetim kayyımı atanması için açtığı davada, yargı harçlarını ödeme yükümlülüğü altında olduğundan, başvurma harcı ile peşin nispi karar ve ilam harcı ödenmedikçe eldeki davaya devam etme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin, dava açılırken usulünce yatırılmış yargı harcı olmadan yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kayyım adayı vekilinin temyiz başvurusunun YAPILMAMIŞ SAYILMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.