MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 14.11.2019 tarihli ve 2016/6368 Esas, 2019/10374 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 439 ada 3 parsel üzerindeki yapının vekil edeni tarafından yapıldığını açıklayarak, söz konusu yapının vekil edeni tarafından meydana getirildiğinin ve yapının maliyetinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... davayı kabul etmiş, diğer davalı ... ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararı davacı vekili temyiz etmiş, hükmün Dairenin 14.11.2019 tarihli ve 2016/6368 Esas, 2019/10374 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine, ilama karşı davacı vekili kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
1)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair karar düzeltme istemleri yerinde görülmemiştir.
2) Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 439 ada 3 parsel sayılı taşınmazda kat mülkiyetine geçildiği ve bağımsız bölümlerin tarafların murisi Halil Kemal Öner adına tapuda kayıtlı olduğu, davacı ... ve davalılar ... ile ...'in murisin mirasçıları olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde bodrum, zemin, 3 normal kat ve çatı katından oluşan bir bina bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, muhdesatın tespiti davalarında, davanın konusu (müddeabih) ve değeri, davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup, buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. madddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden her bir davalının tapudaki payı gözönünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olayda, davacı, taşınmaz üzerinde yer alan binanın % 50 sinin kendisine ait olduğunu belirterek tespit isteminde bulunmuş, bilirkişi raporunda binanın değeri 2.445.000,00 TL olarak belirlenmiş, Mahkemece bu değerin ½ si olan 1.222.500,00 TL dava değeri kabul edilerek davacı aleyhine 60.075,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, az yukarıda da açıklandığı üzere, muhdesatın tespiti davalarında, davanın konusu (müddeabih) ve değeri, davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olduğundan, dava değeri, davalıların paylarına isabet eden 815.000,00 TL olup, bu değer üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı payları gözönüne alınmadan 1.222.500,00 TL üzerinden hesap yapılması yanlış olmuştur. Bu durum karşısında, Dairenin 14.11.2019 tarihli ve 2016/6368 Esas, 2019/10374 Karar sayılı ONAMA ilamının kaldırılarak, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin Ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan, davacı vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairenin 14.11.2019 tarihli ve 2016/6368 Esas, 2019/10374 Karar sayılı ONAMA ilamının kaldırılmasına, hükmün 6. bendindeki '... 60.075,00 TL ...' ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine '...46.000,00 TL...' ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.