MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.03.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı alacaklı vekili Av. ... geldi, başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K AR A R
Davacı üçüncü kişi vekili, haciz mahallinin üst katının ve açık alanının depo olarak kullanılmak üzere dava dışı ... Loj... Şti’den kiralandığını ve anılan şirketten depolama hizmeti aldığını, borçlu şirketin haczedilen mallar üzerinde zilyetliği bulunmadığını, haciz yapılan adresin borçlunun adresinden farklı olduğunu,müvekkilinin ... gibi otomotiv fabrikalarına yan sanayi ürünler ürettiğini, fabrika binasında yer kaplamaması için ürünlerin imalatında kullanılan kalıp, pres,enjeksiyon mak. gibi aparatlar ve hammaddenin haciz yapılan depoda tutulduğunu, mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu, alacaklı ve borçlunun da danışıklı hareket ettiğini iddia ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirkete ait menkullerin dava dışı .... Ltd. Şti’nin adresine kaçırıldığını,borçlu şirketin işletmesini örtülü olarak .... Ltd. Şti. üzerinden devam ettirdiğini, borçlu ile dava dışı .... Şirketinin menkulleri birlikte elinde bulundurduğundan ispat yükünün üçüncü kişide olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre hacze konu mahcuzların tamamının üçüncü kişi şirketin hammaddeleri, kalıpları ve kullandığı emanet kalıpları olduğu şeklinde kanaatlerini bildirdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK' nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Hacze konu L84930 Plastik enjeksiyon makinesi (kalıp), ... ... Plastik Enjeksiyon kalıbı, 6 adet markasın plastik enjeksiyon kalıbı, board back door trim plastik kalıbı, clio konsol ph2 faz 2 plastik kalıbı, clio arka çamurluk, ekran plastik enjeksiyon kalıbı ve B85( Clio) Absorber plastik enjeksiyon kalıbı açısından;
Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. Borçlu ile birlikte malı elinde bulunduran üçüncü kişinin diğer bir üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunması mümkündür. (İİK'nin 96/1, 85/2)
Somut olayda, davacı üçüncü kişi vekili, 24.10.2013 tarihli oturumda, ‘’bizim istihkak iddia ettiğimiz mallardan bir kısmı otomobil fabrikalarının parça üretmemiz amacı ile bize gönderdikleri kalıplar ve ilgili aksamıdır, biz kalıpları ve aksamları parça üretiminde kullanırız ve bu kalıpları ve aksamları iş bittiği zaman kendilerine göndeririz’’ şeklinde beyanda bulunmuş, 26.12.2013 tarihli oturumda ise, ... A.Ş.’ye ait sözleşmesini ve ... firması ... firması ile ilgili sözleşme ve teslim edilen kalıpların listesini sunduklarını dile getirmiştir. Dosya kapsamında yer alan 6.11.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda, hacze konu L84930 Plastik enjeksiyon makinesi( kalıp), 6 adet markasın plastik enjeksiyon kalıbı, clio konsol ph2 faz 2 plastik kalıbı, clio arka çamurluk, ekran plastik enjeksiyon kalıbı ve B85 (Clio) Absorber plastik enjeksiyon kalıbının ... AŞ, ... ... Plastik Enjeksiyon kalıbının ... A.Ş. ve board back door trim plastik kalıbının ... A.Ş.’ye ait olduğunun belirtildiği, davacının muhasabe-stok kayıtlarında anılan kalıpların yer almadığı, ariyet sözleşmesine konu oldukları belirtilmiştir. Bu durum karşısında ariyet sözleşmesine dayanıldığından, anılan mahcuzlarla ilgili geçerli bir istihkak iddiasının bulunduğundan bahsedilemez. O halde anılan mahcuzla ilgili istihkak davasının ön şart yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esastan kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2. Davaya konu diğer mahcuzlar açısından;
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir. Öncelikle, davacı üçüncü kişi, dava dışı ... Loj... Ltd. Şti ve borçlu şirketin ticari defter ve kayıtları ile tarafların sunduğu fatura, sevk irsaliyesi, sözleşmelere ilişkin tüm kayıtların getirtilerek davacı üçüncü kişi, dava dışı ....Şirketi ile haciz mahallinin bir kısmının kullanımı için 01.05.2011 tarihli kira sözleşmesi ile depolama sözleşmesi yaptığını iddia etmiş olduğundan anılan sözleşmelerin gerçekliğinin belirlenmesi açısından kira bedeli ve depolama hizmet bedeli fatura ve varsa ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığının araştırılması; mahcuzlar bakımından ise dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunun sadece stok durumu nazara alınarak düzenlendiği anlaşıldığından, davacı tarafından sunulan fatura ve sevk irsaliyelerinin ticari defter kayıtlarında yer alıp almadığı, mahcuzların fatura ve sevk irsaliyeleri ile uyumlu olup olmadığı, davacı üçüncü kişi ile borçlu ve dava dışı .... Şirketi arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, incelenen defterlerin açılış ve kapanış tasdikinin yapılıp yapılmadığı, defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı hususlarının belirlenmesi için Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu düzenlettirilmesi,ayrıca taraflarca dava ve cevap dilekçesi ile birlikte tanık deliline dayanıldığı, davalı alacaklı tarafından cevap dilekçesinde tanık isim ve adresleri bildirildiğine göre tanıkların 6100 sayılı HMK'nin 234. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca dinlenip bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366. ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davacı üçüncü kişiden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı alacaklıya verilmesine
taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.