MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili; adi ortaklığı oluşturan şirketlerden ... İnşaat Tic. ve San. A.Ş hakkında takip başlatıldığını, takip kesinleştikten sonra kendilerinin de dahil olduğu ...-... İnşaat Adi Ortaklığı tarafından satın alınmış ve ortaklığa ait araçlar üzerine haciz konulduğunu, bu araçların ... İnş. A.Ş ve ... İnş. A.Ş adına müştereken adi ortaklık adına kayıtlı olduğunu, bu nedenle müvekkiliyle ilgisi olmayan bir borç nedeniyle araçlar üzerine haciz konulamayacağını belirterek hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece , talep şikayet olarak değerlendirilerek talebe konu araçlar her iki şirket adına kayıtlı olmakla takip borçlusunun borcundan dolayı adına kayıtlı olan araçlar üzerine haciz konulmasında usul ve yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12.12.2012 tarihli ve 2012/3767 Esas, 2012/13925 Karar sayılı dosyanın geri çevrilmesi kararı ile borçlu hakkında açılan iflas davasının kesinleşip kesinleşmediği dolayısıyla hacizlerin düşüp düşmediğinin tespitinin istendiği Mahkemece geri çevirme sebepleri yerine getirildikten sonra dosyanın temyiz incelemesi üzerine dosya incelendi.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1.Dosya içinde bulunan Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.02.2015 tarihli ve 2013/5 Esas, 2015/63 Karar sayılı kararı ile borçlu ... İnş.... A.Ş.'nin iflasının açıldığı, kararın 18.11.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İflas davasının sonucunda verilecek iflas kararı kesinleştiğinde, borçlu hakkındaki icra takipleri düşeceği için dava konusu haciz de ortadan kalkacaktır. (İİK'nin 193/2. maddesi)
Borçlu şirket hakkında verilen iflas kararı kesinleşmiş olduğundan mahkemece, adı geçen borçlu şirket yönünden, İİK'nin 193/2 maddesi uyarınca takibin düştüğü ve hacizlerin kalktığı, dolayısıyla dava konusuz kaldığından, istihkak davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri ile maktu karar ve ilam harcı ile nispi vekalet ücretinin davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre davacı üçüncü kişi vekilinin esasa dair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366. ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy