MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın görevsizlik nedeniyle usulden redine karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde vekil edeninin 2011 yılı nisan ayında tapudan tam hisse mülkiyetini satış suretiyle edindiği 14130 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki, A blok, 4. kat, 9 no’lu bağımsız bölümün, satış tarihinde davalıların taşınmazda kiracı olarak kullanıldığının bilindiğini, müvekkilinin taşınmazı edindiği 2011 yılı Nisan ayından itibaren davalıların vekil edenine herhangi bir kira bedeli ödememesi üzerine, davalılardan 2011 yılı Mayıs ayı ile 2013 yılı Temmuz ayı arası dönem için aylık 1.500,00 TL’den olmak üzere ve işlemiş yasal faiziyle birlikte toplam 44.456,05 TL kira alacağının tahsili hususunda ... 17. İcra Müdürlüğünün 2013/19681 Esas sayılı icra takip dosyasındaki ödeme emrine davalıların haksız biçimde borcun ve faizin tamamına itiraz takibin durmasına sebebiyet verdiklerini açıklayarak davalıların ... 17. İcra Müdürlüğünün 2013/19681 Esas sayılı icra takip dosyasındaki itirazlarının iptalini ve takip alacağının % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 06.02.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında tahkikata geçilmeden önce “...davalı Nisan 2011 tarihinden itibaren kiralananı konut olarak kullanmaktadır, yazılı kira sözleşmesi yapılmamış, sözlü kira sözleşmesine istinaden oturmaktadır. Kullandığı tarihten itibaren bugüne kadar kira parasını ödememiştir. İcra takibine yapılan itiraz yersizdir..” şeklinde beyanda bulunmuş, aynı duruşmada tahkikata geçildikten sonra “...müvekkilim burayı 11.04.2011 tarihinde satın almış, satın aldığı tarih itibariyle de kiracı davalı oturmakta idi. Eski mal sahibi ile de aralarında yazılı kira sözleşmesi yoktur. Kira sözleşmesi olup olmadığını bilmiyorum. Kira ödeyip ödemediği konusunda da bilgi sahibi değiliz. Belkide eski ev sahibi ile kiracı, müvekkilin zararına olacak şekilde kira sözleşmesini gizlemiş olabilirler....müvekkilin 2011 tarihinde satın alma nedeniyle kiracıya ihtarname çekip çekmediğini de bilmiyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalılar kendilerine usulüne uygun olarak yapılan tebligatlara rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacı tarafın kira ilişkisini ispat edemediği, davalıların dava konusu taşınmazın davacıdan önceki malikleri olduğunun anlaşıldığı, davacının hali hazında dava konusu taşınmazın tapu maliki olması nedeniyle davalıların taşınmazda fuzuli şagil durumunda oldukları, hukuki tavsif hakime ait olduğundan alacağın dayanağı kira olmayıp ecrimisil olduğundan ve yine tahliye talebinin ise fuzuli şagilin müdahalesinin önlenmesi niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine ve görevli mahkemenin ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmesi üzerine hüküm; davalılardan ... vekilince temyiz edilmiştir.
Dava itirazın iptali davasıdır.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın tapuda maliki olan davacı kira alacağının tahsili için görülmekte olan davanın davalıları olan ... ve ... aleyhine ... 17. İcra Müdürlüğünün 2013/19681 Esas sayılı dosyasında icra takibinde bulunmuştur. Gerek takip talebinde gerek ödeme emrinde borcun kaynağı kira alacağı olarak belirtilmiş olması ve eldeki davada davacı vekilinin, ön inceleme duruşmasındaki beyanlarından davanın kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine davalıların itirazı üzerine itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının tahsiline yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle dava Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girmekte olup görev kuralları kamu düzenindendir. Hal böyle iken davanın açıldığı Sulh Hukuk Mahkemesince davanın esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalılardan ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.