MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ: Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli ve 2018/271 Esas, 2019/257 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekili ve davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait 1331 ada 11 parsel B Blok 2 numaralı bağımsız bölümün davalılar tarafından işgal edildiğini belirterek, elatmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazla ilgisi olmadığını, işgal etmediğini belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ... ise, taşınmazın oğlu ...’ye ait olduğunu kendisinin bazen misafir olarak kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine dair verilen karar hakkında davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içerisindeki belgelere göre; davalı ...’nün dava konusu 1331 ada 11 parsel B Blok 2 numaralı bağımsız bölümü 26.08.2014 tarihli harici satış sözleşmesi ile dava dışı yükleniciden satın aldığı, davacı ile dava dışı yüklenici arasında yapılan 02.09.2011 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davaya konu bağımsız bölümün yükleniciye düşen dairelerden olduğu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin halen ayakta olduğu, feshedilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesine güvenerek satın aldığı dava konusu taşınmazı kullanması sebebi ile haksız şagil sayılması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle elatmanın önlenmesi talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; haksız bir eylem olan elatmanın varlığı her türlü delil ile ispatlanabilir. Dava konusu taşınmazlara haksız elatıldığını ispat yükü davacı taraftadır. Hal böyle olunca, davalıların haksız bir kullanımının var olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekir. Ne var ki davalı ...’in, dava konusu taşınmazı kullanmadığı ve oğlu ...’nün evine bazen misafir olarak gittiğine dair savunması karşısında, dosya içerisinde kullandığına dair somut delil bulunmadığı halde, davalı ... yönünden elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının reddine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 59,30 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 4,065,70 TL'nin istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.