MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.02.2019 tarihli ve 2019/593 Esas, 2019/1208 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalı adına tapuda 192/64728 oranında paylı olarak kayıtlı bulunan dava konusu 1027 ada 2 parseldeki 4 katlı binadan 1 adet daireye isabet eden 48/64728 payını haricen satın ve devraldığını açıklayarak, davalı adına kayıtlı payın 48/64728 oranındaki bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Davalı, 30.05.2007 tarihli yargılama oturumunda dava konusu taşınmazı satıp, bedelini aldığını, bu nedenle davayı kabul ettiğini açıklayarak, beyanını imzasıyla onaylamıştır.
Mahkemece, gerekli uygulama yapılarak taşınmaz, imar parseli haline dönüştürülmediği sürece hisselere bölmek suretiyle satışların geçerli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 07.02.2019 tarihli ve 2019/593 Esas, 2019/1208 Karar sayılı ilamıyla karar onanmıştır. Davacı vekili, süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Yetkili merci olan belediyenin 15.02.2007 tarihli yanıtında, dava konusu 1027 ada 2 parselin ... Geri Görünüm ve Etkilenme Bölgesi Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı'nın geçerli olduğu bölgede kaldığı, parselin hisseli bir şekilde yapılaşmaya uğradığı, parsel kadastral bir parsel niteliğinde olduğu, parselin hisseli ve kadastral parsel oluşu nedeniyle imar parsellerinin oluşmadığı bildirilmiştir. Görülüyor ki, 1027 ada 2 parsel sayılı taşınmaz imar planı içinde bulunan bir yerdedir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinin son fıkrası "veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan, kat mülkiyeti kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisseleri ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz" hükmünü içermektedir. Ne var ki; anılan yasa hükmüne göre amaç imar planı olmayan yerlerde yapılaşmaya yönelik olarak arsa ve parsellerin hisselere ayrılarak satışı ve satış vaadini yasaklamaktır. Oysa, dava konusu taşınmaz imar planı kapsamında kalmakta olup, henüz uygulama imar planı gerçekleştirilmemiş, kadastro parseli olarak bırakılmıştır. Taşınmazın bu durumu itibariyle eldeki davada 3194 sayılı Yasa'nın 18. maddesinin uygulama yeri yoktur. Somut olayda, davalının usulüne uygun bir biçimde alınan imzalı davayı kabul beyanı nazara alınarak ve HMK'nin 308 vd maddeleri gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken; İmar Kanunu'nun 18. maddesine yanlış anlam verilerek istemin yazılı olduğu şekilde reddi hatalıdır. Kararın bozulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu onandığı bu defa yapılan incelemede anlaşılmakla, davacının karar düzeltme istemi kabul edilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Daire'nin maddi yanılgıya dayalı 07.02.2019 tarihli ve 2019/593 Esas, 2019/1208 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme ve temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy