MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, 848, 1299, 1669, 72, 268, 641, 729, 874, 944, 1193, 1809 parsel sayılı taşınmazları davacının 20.04.1986 tarihinde haricen satın aldığını, bu tarihten beri davacının, taşınmazlara malik sıfatıyla, nizasız, fasılasız zilyet olduğunu, kayıt maliklerinin 20 yıl önce öldüğünü beyanla, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK’nin) 713/2 maddesi uyarınca anılan parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar ...vekili davanın reddini savunmuş, diğer davalılar herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, kayıt malikinin ölüm tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı, tapuda kayıtlı taşınmazların haricen satışının da geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nin 2. fıkrasında yer alan “...maliki 20 yıl önce ölmüş...” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, dava konusu 848, 1299, 1669 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin dava konusu 72, 268, 641, 729, 874, 944, 1193, 1809 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece, 72, 268, 641, 729, 874, 944, 1193, 1809 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın reddine karar verilmiş ise de, bu parsellere yönelik yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; dosya içerisindeki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, anılan parsellerin tapulama nedeniyle 03.01.1969 tarihinde ... adına tapuya tescil edildiği, tapuda mirasçılara intikal yapılmadığı, dosya içerisinde bulunan nüfus kaydına göre malik ...’ın 03.07.1978 tarihinde öldüğü, kayıt maliki ...’ın ölüm tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde, 72, 268, 641, 729, 874, 944, 1193, 1809 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak, Mahkemece keşif yapılması, taraf tanıklarının dinlenmesi, tarafların diğer delillerinin toplanması, bundan sonra oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştıma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.