MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 226 parsel sayılı taşınmazdaki ... oğlu ... veya ... hisselerinin Türk Medeni Kanunu’nun (TMK’nin) 713/2. maddesi uyarınca iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece uyulan bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonucunda, verilen kesin süre içinde davacı tarafça eksik harcın yatırılmadığı, bu nedenle dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, üç aylık yasal sürede de yenileme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının TMK’nin 713/2. maddesi karşısında hukuki değerini yitirdiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. madde hükümleri gereğince, harca tabi bir davada harç tamamlatılmadan davanın esasına girilemez, ancak bu eksikliğin giderilmesi için ilgili tarafa süre verilmelidir. Mahkemece davacıya harcı tamamlaması için usulüne uygun olarak süre tanınması, yatırılması gerekli harcın miktarının hesaplanarak ilgili muhtıraya derc edilmesi, harcın yatırılması halinde işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi, harcın belirlenecek süre içerisinde yatırılmaması halinde ise Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi gereğince, dosyanın, işlemden kaldırılıp (HMK mad. 150), yasal süresi içinde yenilenmediği takdirde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, Mahkemece 31.01.2019 tarihli yargılama oturumunda “dava konusu taşınmazın keşif sonucunda bilirkişi raporu ile belirlenen değeri üzerinden eksik harcın ikmal edilmesi için 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi gereği davacıya ve asli müdahiller vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, iki haftalık kesin süre içerisinde eksik harç ikmal edilmediği takdirde dosyanın HMK'nin 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılacağının davacı vekiline ihtarına” dair ara karar verildiği, 14.05.2019 tarihli yargılama oturumunda verilen kesin süre içinde harcın tamamlanmadığından bahisle dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, 10.09.2019 tarihinde 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi ve HMK'nin 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin yukarıda belirtilen harcın davacı tarafça ikmaline dair ara kararında, davacı tarafın yatırması gereken harç miktarının belirlenmediği, bu konuda davacı tarafa ödev yüklendiği görülmektedir. Oysa ki, Mahkemece tamamlanması gereken harç miktarının ara kararda rakamsal olarak açık bir biçimde belirtilmesi, verilen kesin süre içerisinde yatırılmasının istenmesi ve yatırılmamasının sonuçlarının da ihtar edilmesi gerekirken yazılı şekilde usul ve kanuna aykırı şekilde ara kararı kurulması ve neticede davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin yazılı temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
, 13.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi