DAVA TÜRÜ: Katılma Alacağı
MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.09.2018 tarihli ve 2016/784 Esas, 2018/436 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... ... vekili, davacının davaya konu taşınmazın edinimine katkıda bulunduğunu, 01.01.2002 sonrası Merkez Bankasındaki davalıya ait paraların faiz getirisi üzerinde de davacının hakkı olduğunu beyan ederek, mal rejiminin tasfiyesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL alacağın faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 202.628 TL olarak artırmıştır.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davaya konu taşınmaz için hesaplanan 202.628 TL alacağın karar tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nin 297/2. maddesine göre, mahkeme kararında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur.
Somut olayda, davacı tarafın dava dilekçesinde, bir adet taşınmazla beraber davalının Merkez Bankasındaki banka hesabı üzerinde de alacak talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından bu talebiyle ilgili olumlu veya olumsuz hüküm verilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre, mahkemece, davacının davalının Merkez Bankasındaki hesabı üzerindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.