DAVA TÜRÜ: İstihkak
MAHKEMESİ: Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/121 Esas, 2019/178 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümlerini yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 7. maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
2.3.2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun'un 25.maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/1.maddesine göre bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen ve miktar ve değeri on bin Türk Lirası’nı geçen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu hükümde öngörülen kesinlik sınırı, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile kırk bin Türk Lirası’na, 20.02.2019 tarihli ve 7165 Sayılı Kanun'un 1. maddesi ile de 28/02/2019 tarihinden itibaren elli sekiz bin sekiz yüz Türk Lirası’na çıkarılmıştır.
Somut olayda, Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2019/558 Esas - 2020/14 Karar sayılı kararı ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği, davacı üçüncü kişi vekili tarafından,İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararının miktar itibariyle kesin kararlardan olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine ilişkin karar verilmiş,davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, 10.03.2020 tarihli ek karar ile Daire kararının kesin nitelikte olması nedeniyle davacının temyiz talebinin reddine karar verildiği, bu kez ek kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu değerin, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihine göre, yukarıda belirtilen kesinlik sınırını geçmediği anlaşıldığından, İİK'nin 364/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair ek kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 54,40 TL peşin harcının onama harcına mahsubuna, 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy