MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.03.2020 tarihli ve 2018/7504 Esas, 2020/2308 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, asıl davada mülkiyeti vekil edenine ait 14947 ve 14946 parsel sayılı taşınmazlara davalının baz istasyonu kurduğunu belirterek, baz istasyonunun sökülmesini, bu mümkün olmadığı takdirde vaki tecavüzün önlenmesini ve eski hale getirilmesini ve 01.09.2006 tarihinden itibaren tespit edilecek 10.000 TL ecrimisilin 01.09.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen davada, hem asıl davada ecrimisil yönünden fazlaya dair saklı tuttuğu haklara ilişkin ek dava hem de işgalin devamından dolayı takip eden dönem için ecrimisil talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş ve ayrıca davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, (Mahkemece 17,403 TL ecrimisil belirlendiği ancak taleple bağlı kalınarak 10.000 TL’ye hükmedildiği belirtilerek) asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince asıl dava yargılama gideri ve harç yönünden düzeltme yapılarak, düzeltilerek onanmış, birleşen dava ise “davacı ilk dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL ecrimisil isteminde bulunmuş, bilirkişi raporunda 23.12.2006- 16.03.2009 tarihleri arası dönem için 17.403,00 TL ecrimisil hesaplanmış, asıl davada taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL ecrimisile hükmedilmiştir. Birleşen davasında ise ilk davada hüküm altına alınmayan, saklı tuttuğu 7.403,00 TL ecrimisilin de tahsilini istemiştir.
Ne var ki, davalı 04.01.2013 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Bu durumda ilk davada saklı tutulan fazlaya ilişkin hakla ilgili istek yönünden 5 yıllık zamanaşımı gözetildiğinde 15.10.2007-16.03.2009 dönemi için ecrimisil bedeli tespit edilerek bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilâmına uyma kararı verilerek devam eden yargılama neticesinde; asıl davada 10.12.2013 tarihli ve 2012/452 Esas, 2013/392 Karar sayılı ilamının kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulüne 15.10.2007-16.03.2008 dönemi için 7.505,90 TL, 16.03.2008 – 16.03.2009 dönemi için 7.768,61 TL ecrimisilin tahakkuk ettiği dönem sonu itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiş ve Dairemizin 09.03.2020 tarihli ve 2018/7504 Esas, 2020/2308 Karar sayılı ilâmı ile onanmıştır. Bu defa davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl dava, elatmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil; birleşen dava ise asıl davada ecrimisile yönelik saklı tutulan haklara ilişkin ek dava ve devam eden dönem ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı ilk dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL ecrimisil isteminde bulunmuş, bilirkişi raporunda 23.12.2006-16.03.2009 tarihleri arası dönem için 17,403 TL ecrimisil hesaplanmış, asıl davada taleple bağlı kalınarak 10.000 TL ecrimisile hükmedilmiştir. Davacı birleşen davada ise ilk davada hüküm altına alınmayan, saklı tuttuğu 7,403 TL ecrimisilin de tahsilini istemiş, davalı 04.01.2013 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Mahkemece, asıl davada 10.000 TL ecrimisile hükmedildiği ve bunun kesinleştiği de dikkate alınarak 23.12.2006-15.10.2007 arasındaki dönem dışında kalan kısmın birleşen davada gözetilip buna göre hüküm kurulması gerekirken, asıl davada hükmedilen kısım ile mükerrer olacak şekilde ecrimisile hükmedilmesi doğru olmamıştır. Başka bir anlatımla birleşen davada, asıl davada tespit edilip hüküm altına alınmayan 7.403 TL’nin zamanaşımına uğrayan alacak kısmı belirlenerek, mükerrer ödeme oluşturmayacak şekilde bakiye ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, mükerrer ödeme oluşturacak şekilde ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bu hususlar Dairemizin bu sefer yaptığı inceleme ile anlaşılmış olup, onama kararımızın kaldırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemize ait 09.03.2020 tarihli ve 2018/7504 Esas, 2020/2308 Karar sayılı onama ilâmının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.