MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen asıl ve birleşen davanın kabulüne, karşı davanın açılmamış sayılmasına dair kararın birleşen-davada bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.03.2020 tarihli ve 2018/12217 Esas, 2020/2092 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Karşı-davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davalı yüklenici ile yapılan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkillerinin maliki olduğu 7761 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki kaçak yapının davalılar tarafından kullanılmaya devam edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi, imar mevzuatına aykırı ve kaçak yapının eklentileri ile birlikte yıkılmasını, eski hale getirme bedelinin davalı yükleniciden tahsilini, fesih iradesinin bildirildiği 19.09.1997 tarihinden 20.06.2008 tarihine kadar süre içinde uğranılan zararın karşılığı olarak 100.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında tazminat isteğine ilişkin birleşen 2008/447 Esas sayılı davadan feragat etmişlerdir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacıların sözleşme gereği kendilerine düşen daireleri teslim aldıklarını, dava açmakla haklarını kötüye kullandıklarını belirtip davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise; taşınmaz üzerinde inşa ettiği bina nedeniyle asgari imalat bedeli olarak 10.000,00 TL’nin sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen 2009/531 Esas sayılı davanın kabulüne, kesin süre içinde eksik harç tamamlanmadığından karşı davanın işlemden kaldırılmasına ve birleşen 2008/447 Esas sayılı davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen karar, bir kısım davalılar vekili ve davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.05.2015 tarihli ve 2014/6320 Esas, 2015/6681 Karar sayılı ilamında “Mahkemece, davacıların mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bir kısım davalıların ve karşı davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, eski hale getirme bedeli infaz aşamasında gözetilecek bir husus olup, Mahkemece el atmanın önlenmesi ve yıkım kararı ile yetinilmesi gerekirken infaz aşamasında belli olacak eski hale getirme bedelinin hüküm altına alınmış olması doğru değildir. Öte yandan; Mahkemece 15.6.2012 tarihli oturumda karşı davacıya eksik harcın tamamlanması için verilen sürenin usûlüne uygun olduğuda söylenemez. Hâl böyle olunca; yukarıda açıklandığı üzere asıl davada eski hale getirme bedeli yönünden istemin reddine karar verilmesi, karşı davada yöntemine uygun süre verilmesi, ondan sonra hükme elverişli olacak şekilde gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de; davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığına göre, elatılan bölümlerin ayrı ayrı değeri üzerinden harç ve vekâlet ücreti tayin ve takdir edilmesi gerekirken, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca teselsül hükümleri uygulanarak taşınmazın toplam değeri üzerinden harç ve vekâlet ücretine karar verilmiş olmasıda isabetli değildir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bozma ilamına uyan Mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl ve birleşen 2009/531 Esas sayılı davanın kabulüne, kesin süre içinde eksik harç tamamlanmadığından karşı davanın açılmamış sayılmasına ve birleşen 2008/447 esas sayılı davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen karar, bir kısım davalılar vekili ve davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 03.03.2020 tarihli ve 2018/12217 Esas ve 2020/2092 Karar sayılı ilamıyla onanmış, davalı-karşı davacı ... vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1.Dosya muhtevasına, asıl ve birleşen 2009/531 Esas sayılı dava hakkında davalı-karşı davacı ... aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı-karşı davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2. Davalı-karşı davacı ... vekilinin birleşen 2008/447 Esas sayılı dosyadaki vekalet ücretine yönelik karar düzeltme itirazlarına gelince;
Mahkemece verilen bozma öncesi karar, davacılar vekilince temyiz edilmemiş ve birleşen 2008/447 Esas sayılı dosya hakkında verilen feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin karar kesinleşmiştir. İlk kararda davalı ... lehine birleşen 2008/447 Esas sayılı dosya için 10.050 TL vekalet ücretine hükmedildikten sonra, bozma sonrası kararda daha önce kesinleşen dava yönünden 2.180 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 03.03.2020 tarihli ve 2018/12217 Esas, 2020/2092 Karar sayılı ONAMA ilamının birleşen 2008/447 Esas sayılı dosya hakkında verilen vekalete ücretine yönelik bölümünün kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı-karşı davacı ... vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 05.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy