MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: TMK'nin 677 Maddesine Dayalı Miras Payının Devri Sözleşmesinden Kaynaklanan Tapu İptali ve Tescil istemine ilişkindir.
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Uzunköprü 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2016/57 Esas, 2018/73 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükme karşı davacı vekili ile davalılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesi gereği "Bölge Adliye Mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz:
a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar. " hükmünü içermektedir.
6763 sayılı Kanun 44.maddesi ile 6100 sayılı HMK'ye eklenen Geçici 1. madde uyarınca, aynı kanunun 362. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağından 01.01.2019 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı yeniden değerleme oranı miktarınca artırılarak 58.800,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilince temyize konu edilen ve davanın reddedilen kısmının değeri 22.519,29TL olup,2019 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığından miktar itibariyle kesin olup, temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. HMK'nin 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceğinden davacılar vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin yukarıda açıklanan nedenlerle miktar yönünden REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy