MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVACILAR: ..., ..., ...
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Germencik Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Germencik Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2018/3 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalının Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, vekil edenlerinin tapuda elbirliği halinde malik oldukları 199 ada 217 parsel sayılı taşınmazdaki kat irtifakına tabi D blok binanın 1. kat 5 nolu bağımsız bölümünde davalının hiçbir haklı sebep olmaksızın oturduğunu, davalıya İzmir 1. Noterliğinden 23.03.2016 tarihli ve 2325 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde taşınmazın tahliyesi istendiği halde davalının haksız işgale devam ettiğini açıklayarak, davalının dava konusu taşınmaza vaki haksız elatmasının önlenmesini talep etmiştir.
Davalı, dava konusu mesken nitelikli bağımsız bölümün üzerindeki binanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaa edildiğini bildiğini, taşınmazı iyiniyetli olarak dava dışı yüklenici şirket olan ..... Şti. ile aralarında yapılan yazılı satış sözleşmesi ile 2 yıl önce satın alarak oturmaya başladığını, aradan geçen zaman içinde yüklenici şirketin kendi içinde yaşadığı maddi sıkıntılar nedeniyle dava konusu taşınmazı tapudan kendisine devretmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıların maliki bulunduğu dava konusu taşınmaz üzerine dava dışı .....İnşaat şirketi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi aktedildiği, yüklenici tarafından dava konusu taşınmazı da kapsayacak şekilde üzerine bina inşa edildiği, Mahkememizin 2016/675 Esas sayılı dosyası ile davacının da içinde bulunduğu arsa sahipleri ile yüklenici arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi, tapu iptal ve tescil davası açıldığı, yargılamanın devam ettiği, her ne kadar davalı tarafından bu davaların bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de tapu kaydı itibari ile dava konusu yere davacıların malik oldukları sabit olup, davalının anılan taşınmazı kendisinin müteahhitten satın aldığı iddialarını itibar edilmediği gibi davalının bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geçmişe etkili olacak şekilde feshi davasının dava konumuzla ilgisi olmadığından, davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, dava konusu taşınmazın dosya kapsamı ve yapılan keşif sonucunda arsa sahibine isabet ettiği, davalının kullandığı .... ilçesi ....199 ada 217 parselinde kain .... nolu bağımsız dairenin tamamının tapuda davacılar adına kayıtlı olduğu, anılan taşınmazın kayıt maliki davacı olup davalının kayıttan veya mülkiyetten kaynaklanan bir hakları bulunmadığının anlaşılmış olduğu, bu durumda davacının Türk Medeni Kanununun 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkına üstünlük tanımak suretiyle ve çap kaydının iptaline kadar geçerli olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerektiği şeklindeki gerekçelerle davanın kabulüne, davalının, davacıların maliki olduğu 199 ada 217 parselinde kain D Blok 5 nolu bağımsız bölümdeki taşınmaza vaki elatmasının önlenmesine karar verilmiş olup, Yerel Mahkeme kararına karşı davalı tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 1. Hukuk Dairesince davalının istinaf başvurusu HMK’nin 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddedilmiş, bu defa Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Dava, tapulu taşınmazda mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Somut olayda, davacılar vekili dava konusu ettikleri, 199 ada 217 parselde kain kat irtifakı kurulu D Blok binanın 5 nolu bağımsız bölümünde müvekkillerinin elbirliği halinde malik bulunduklarını ve davalının anılan 5 no’lu bağımsız bölümü hiçbir haklı sebep olmaksızın işgal ederek kullandığını ileri sürerek davalının anılan 5 nolu bağımsız bölüme vaki haksız elatmasının önlenmesini talep etmiştir. Yerel Mahkemece keşfen aldırılan ve fen bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 16.03.2017 havale tarihli fen raporunda dava konusu 199 ada 217 parsel D Blok 5 nolu bağımsız bölümü paftası ile mimari projesinden zemine aplike edilmesi neticesinde D blok 5 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmazın kapı numarasının 5 olmakla birlikte, zeminde fiilen 5 nolu kapı numaralı bağımsız bölüm olarak kullanılan bu dairenin kat irtifakı ile tescil edilen ve tapu planı olan mimari projede 8 nolu bağımsız bölüm olduğunun belirtildiği görülmektedir. Aynı durum dosya kapsamındaki tapu kayıtlarından ve mimari projeden de anlaşılmaktadır. Dava konusu 199 ada 217 parselde kain kat irtifakına tabi D Blok binanın fiilen 5 nolu kapı numaralı olan, binanın mimarı projesinde ise 8 nolu bağımsız bölüm olan mesken nitelikli taşınmazın tapu kaydına göre tam malikinin dava dışı .... olup bu kişinin 8 nolu bağımsız bölümü tapudan satış suretiyle 30.12.2013 tarihinde edindiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı tarafın dava konusu ettiği bağımsız bölümün D Blok binanın 5 nolu bağımsız bölümü olmakla birlikte, davalının zeminde kullandığı bağımsız bölümün D blok binanın mimari projesine göre 5 nolu bağımsız bölümü olmadığı, 8 nolu bağımsız bölümü olduğu ve 8 nolu bağımsız bölümde ise davacıların malik olmadıkları dikkate alınarak, davanın reddi gerekirken, Yerel Mahkemece belirtilen hususlar gözden kaçırılarak yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle davalının yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 08.10.2019 tarihli ve 2019/1921 Esas, 2019/1701 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.