MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 133 ada 10,19 ve 20 parsel sayılı taşınmazların, davalının da komşu 133 ada 15 parselin maliki olduğunu, davalının taşınmazlarına traktörü ile toprak yığmak suretiyle müdahalede bulunduğunu belirterek, davalının müdahalesinin önlenmesine ve yığdığı toprağın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Sulh hukuk mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya süresi içinde görevli mahkemeye intikal ettirilmiş ve Mahkemece, ... köyü sınırları dahilinde bulunan davacıya ait 133 ada 19 ve 20 numaralı parsellerin komşu davalının kullanımındaki 133 ada 15 numaralı parsel ile olan sınırına, fen bilirkişi ...'nin 28.12.2015 hakim havale tarihli raporunda kırmızı ile gösterilen 43 metre uzunluğundaki kısmına toprak yığmak suretiyle davalının gerçekleştirdiği elatmasının önlenmesine karar verilmiş olup; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 133 ada 10,19 ve 20 numaralı parsellerin davacıya, 15 numaralı parselin davalıya ait olduğu, mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 28.12.2015 tarihli fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan rapor ve krokiden davalının, 133 ada 15 parsel ve 19,20 parseller arasındaki 43 metre uzunluğundaki sınırı toprak yığmak suretiyle yükselttiği, davacı taşınmazlarının bir kısmının bu sınır yükseltme nedeniyle işlenemediği iddiasıyla sürülmediğinin belirtildiği; 29.12.2015 tarihli ziraat bilirkişisi ... tarafından hazırlanan raporda ise, dava konusu bu parsellerde sınır yükseltme nedeniyle boş bırakılan kısımların bilinçli bir şekilde boş bırakıldığının, keşif tarihi itibarıyla bu parsellerde boş bırakılan kısımlarda toprak işleme yapılmasına engel bir durum olmadığının, tarımsal faaliyet yapılabilecek durumda olduğunun gözlemlendiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
O halde; dosyada alınan fen raporu ile davacının mülkiyet hakkına tecavüz olmadığı, ziraatçi bilirkişi raporu ile de davacının ekmeyerek boş bıraktığı kısımlarda tarımsal faaliyet yapmasına engel bir durum olmadığı belirtildiğine göre; davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalının temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.