MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.06.2020 tarihli ve 2019/944 Esas, 2020/4138 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, dava konusu 14 parsel sayılı taşınmazın etrafına tel çit çekilmek suretiyle haksız işgali nedeniyle davalı şirket aleyhine 29.06.2007 ila 26.01.2011 tarihleri arası için ecrimisil ihbarnamesi düzenlendiğini, sözkonusu ihbarnamenin iptali için davalı şirket tarafından Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’ne başvurulduğunu, Kocaeli 1. İdare Mahkemesi’nin davayı ret ettiğini, ancak Danıştay 10. Dairesi tarafından kararın bozulması üzerine İdare Mahkemesince ecrimisil ihbarnamesinin iptaline karar verildiğini ve bu kararın Danıştay tarafından onandığını, onama kararında adli yargıda dava açılmasına engel bir durumun olmadığının belirtildiğini açıklayarak, 29.06.2007 ila 26.01.2011 tarihleri arası için 66.558,85 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, Danıştay bozma kararında fuzuli işgalin oluşmayacağının açıklandığını, vekil edeni şirketin taşınmazı üzerindeki tel örgü ile birlikte satın aldığını, imar uygulamasından sonra da taşınmazın üçüncü kişilerce kirletilmesinin önlenmesi için tel çitin kaldırılmadığını, davacının kullanımının engellenmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 29.6.2020 tarihli ve 2019/944 Esas, 2020/4138 Karar sayılı ilamı ile; Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.06.2004 tarihli ve 1/294-320 sayılı Kararında da ifade edildiği üzere haksız eylem ile zarara uğrayan davacı İdarenin ecrimisil alacağı için, ister idari isterse adli yola müracaat etmesine yasal bir engel bulunmadığı gibi, açılan davada hukuken korunması gereken (dava şartı olan) "hukuki menfaatin" gerçekleştiği de gözetildiğinde, yukarıda açıklanan Dairemizin ilke ve uygulamaları doğrultusunda, talep edilen döneme ilişkin davacının kullanımına müsait bir alanın olup olmadığı hususunun belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir gerekçesi ile kararın bozulması üzerine, davalı vekili kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dosyanın incelenmesinden; tarafların dava konusu taşınmaz üzerinde dava konusu dönemlerde paydaş olduğu, 29.06.2007 tarihinde yapılan imar uygulaması öncesinde, 176 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan ... A.Ş ile Hazine payının ve 177 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan davalı payının, imar uygulaması ile 177 ada 14 parsel sayılı taşınmaza taşındığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, 29.06.2011 tarihli idare tarafından düzenlenen taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak, davalı tarafın dava konusu taşınmazın etrafını tel çit ile çevirmek suretiyle davacının kullanımını engellediği iddiası ile davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, imar öncesi başkaca şirkete ait payın da dava konusu taşınmaza aktarılmış olduğu, davalı tarafından tel çitin imar uygulaması öncesinde de bulunduğunun iddia edildiği hususları dikkate alındığında, tel çitin davalı tarafından çekildiği hususu davacı tarafından duraksamasız ispatlanamadığı gibi, taşınmazın etrafının sırf tel çit ile çevrili olmasının dışında davacı tarafın kullanımının davalı şirketçe engellendiğine dair dosyaya herhangi bir delil de sunulmadığı, davanın reddine ilişkin mahkeme kararı doğru olduğu ve Dairenin 29.06.2020 tarihli ve 2019/944 Esas, 2020/4138 Karar sayılı bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu bu sefer yapılan incelemede anlaşıldığından, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin karar düzeltme talebinin, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 442/3. maddesi gereğince kabulüne; Dairenin 29.06.2020 tarihli ve 2019/944 Esas, 2020/4138 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, usul ve yasaya uygun bulunan Yerel Mahkeme hükmünün ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy