MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ : ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2015/304 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkili idarenin ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, 2734 ada 7 parsel sayılı 1887.17 m2 sahalı Sandal Bedestenin tamamının maliki olduğunu, davalıların krokide 18 rakamı ile işaretli 23.00 m2 sahalı dükkanı halı kilim satış yeri olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiğini, 01.01.2014-21.04.2015 tarihleri arasında biriken 139.650,00TL işgal tazminatının işgalin başlangıcından itibaren kademeli faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacı idarenin davalılara 16.11.2012 tarihli ve 6346 sayılı yazısı ile 2012 yılı için aylık 3.797 TL bedelle davalının kirasında olan taşınmazın kira sözleşmesinin yenilenmeyerek 31.12.2012 tarihinde boş olarak teslimini talep ettiğini, bunun üzerine ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/545 Esas sayılı dosyasından davalıların kiracı olduklarının tespiti davası açıldığını, mahkemenin davanın reddine dair karar verdiğini, Yargıtay'ca kararın onandığını, 12.06.2014 tarihi itibariyle kesinleştiğini davalıların bu tarihe kadar kiracılık sıfatının devam ettiğini, davacı idarenin ecrimisil talebini bu tarihten talep etmesi gerektiğini, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75/3. maddesinde kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği ön görüldüğünden davalı kira artışı yaparak 2013 yılı aylık kira bedelini 4.200 TL olarak ödediğini, davacının ihtirazi kayıtsız bedelleri aldığını, yasa gereği ödenen aylık bedellerin ecrimisil olarak kabul edilmesi gerektiğini, 2014 yılı için 50,400 TL, 2015 yılı için 20.700 TL, toplam 71.100 TL ecrimisil bedelini davacıya ödenmiş olduğundan bu miktarın talep edilen ecrimisil miktarından mahsubuna karar verilmesi gerektiğini davacı tarafından yapılan ecrimisil hesaplamasının fahiş olduğunu, faiz talebinin reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, 7.127,86 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.465,69 TL'lik bölüme 31.12.2014 bakiye bölüme 21.04.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2019/1153 Esas, 2019/1683 Karar 03.12.2019 tarihli kararı ile taraf vekillerinin ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2015/304 Esas, 2019/226 Karar sayılı ilamına yönelen istinaf başvurularının HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi gereği ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekilince bu kez temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Somut olayda, davalılar tarafından ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/48 D. İş sayılı dosyası tarafından verilen kira bedellerinin yatırılması için belirlenen tevdi mahalline yatırılan 77.160 TL'nin bilirkişi raporuna göre belirlenen ecrimisil bedelinden mahsubunda usulsüzlük bulunmasa da tevdi mahallindeki 77.160 TL bedelin davacıya ödenmesi hususunda hüküm kurulması gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olması doğru olamamıştır.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nin 370. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin (1) nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz taleplerinin reddine; (2) nolu bentte yazılı sebeplerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının 2. bendindeki “7.127,86 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.465,69 TL'lik bölüme 31.12.2014 bakiye bölüme 21.04.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine” dair hükmüne “ ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/48 D. İş sayılı dosyası ile belirlenen tevdi mahalline davalılarca yatırılan 77.160 TL bedelin davacıya ödenmesi kelimesinin eklenmesi sureti ile düzeltilmesine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün ve gerekçesinin düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.