MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi: ...
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen asıl ve karşı davanın reddine dair kararın davacı-karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.09.2020 tarihli ve 2018/5318 Esas, 2020/4877 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı-karşı davalı ... vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalı-karşı davacı tarafından taşınmazın işgal edildiğini belirterek elatmanın önlenmesini ve 30.05.2014 tarihinden itibaren 300,00 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı ... vekili, davanın reddini savunmuş, karşı dava dilekçesinde vekil edeni ile davacı/karşı davalı tarafından evli iken evin yapıldığını, masraflarının vekil edeni tarafından karşılandığını, dava konusu parselin eş ve aynı özellikte vekil edeni adına kayıtlı bitişik paftadaki gayrimenkul ile trampası ve vekil edeni adına tescilini, aksi halde 10.000,00 TL bina rayiç değerinin davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel mahkemenin kararı, Dairenin 07.09.2020 tarihli ve 2018/5318 Esas, 2020/4877 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Davacı-karşı davalı vekili süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Asıl dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil; karşı dava trampa ve tescil, mümkün olmaması halinde alacak isteklerine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre, davacı/karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, yerinde olmayan ve HUMK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davacı-karşı davalı vekilinin diğer itirazlarının incelenmesine gelince;
Somut olayda, 07.09.2020 tarihli onama ilamında '... elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine konu olan dönemde, dava konusu taşınmazda paydaş olan taraflar evli olup evlilik birliği devam ettiğinden, eşlerden birinin diğerine ait taşınmazdan yararlanması, yasal ve sosyal destek kabul edilmekle, tarafların boşanma davası dava tarihinden sonra kesinleştiği...' belirtilmiş ise de, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden tarafların boşanmasına ilişkin Samsun 2. Aile Mahkemesinin 2013/241 Esas sayılı dava dosyasında 13.02.2014 tarihinde tarafların boşanmalarına karar verildiği, boşanma yönünden 22.04.2014 tarihinde kararın kesinleştiği, eldeki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının 12.08.2014 tarihinde açıldığı, diğer yandan dava konusu 374 parsel sayılı taşınmazda davacının 15.06.2001 tarihinde 1/5 hisseyi bağış yoluyla edindiği, davalı adına olan 1/30 hissenin de 08.11.2014 tarihinde intikal nedeniyle davalı adına tescil edilmiş ise de, davalının murisi annesi Meliha İkiz'in 31.05.2005 tarihinde vefat ettiği, davacının davalıya gönderdiği 26.05.2014 tarihli noter ihtarının Tebligat Kanunu hükümlerine göre usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, bu hususlar temyiz incelemesi sırasında gözden kaçırılmış ise de, sonuç itibariyle onama kararı doğru olduğundan ayrıca bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı/karşı davalı vekilinin karar düzeltme itirazları kısmen yerinde görüldüğünden, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 442. maddesi gereğince kısmen kabulü ile Daire'nin 07.09.2020 tarihli ve 2018/5318 Esas, 2020/4877 Karar sayılı onama ilamındaki '... elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine konu olan dönemde, dava konusu taşınmazda paydaş olan taraflar evli olup evlilik birliği devam ettiğinden, eşlerden birinin diğerine ait taşınmazdan yararlanması, yasal ve sosyal destek kabul edilmekle, tarafların boşanma davası dava tarihinden sonra kesinleştiğinden...' ibarelerinin çıkarılarak, yerine '... mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, tarafların dava konusu taşınmazda paydaş olduğu, men edilmedikçe paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyemeyeceği, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun tebliğ edilmediği, yani intifadan men koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığına göre,...'' ibarelerinin yazılarak eklenmesine, HMK'nin 370/2. (HUMK'un 438/7) maddesi uyarınca hükmün bu bölümünün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacı-karşı davalı vekilinin diğer karar düzeltme taleplerinin yukarıda (1) nolu bentte gösterilen sebeplerle reddine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.