MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Değer Artış Payı Ve Katılma Alacağı
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Konya 2. Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Konya 2. Aile Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ve 2017/83 Esas, 2020/137 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz ve araç nedeniyle 25.000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 30.12.2019 tarihli dilekçeyle talep miktarını araç nedeniyle 34.217,545 TL, taşınmaz nedeniyle 122.649,10 TL olmak üzere toplam 156.866,65 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Konya 2. Aile Mahkemesince, davanın kabulüyle toplam 156.866,65 TL alacağın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüyle 145.316,65 TL katılma alacağının ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 21.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, değer artış payı alacağı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz olunamayan kararları düzenlenmiş, aynı maddenin 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesiyle değişik 1/a bendinde de "Miktar veya değeri kırkbin Türk lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" hükmüne yer verilmiş; anılan 40.000,00 TL'lik kesinlik sınırı 2020 yılı itibarıyla 72.070,00 TL olarak uygulanmaya başlamıştır.
Somut olayda, temyize konu miktar, Bölge Adliye Mahkemesince mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan reddedilen alacak miktarı (11.549,97) yönünden davacı tarafından temyiz edildiği anlaşıldığından, temyiz edenin sıfatına ve temyiz edilen alacak miktarına göre 2020 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da bir karar verilebilir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin, 6100 sayılı HMK'nin 362. maddesi uyarınca 2020 yılı itibariyle miktar ve değeri 72.070,00 TL'yi geçmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olduğundan miktar itibari ile REDDİNE, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.