MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyımlık Kararının Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili dava dilekçesinde, 391 ada 30 parsel sayılı (sonradan 6494 ada, 22 parsel numarasını alan) taşınmaz hissedarı ...'un kim olduğunun belirlenememesi sebebiyle aynı mahkemenin 2007/1244-2008/214 sayılı Kararı ile kayyım atanmasına karar verilmiş ise de; kendisine kayyım atanan ...'un, müvekkilinin babası ... olduğunu ileri sürerek, taşınmaz malikinin ... olduğunun tespiti ile tapu kaydının bu şekilde düzeltilmesi ve kayyımlık kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı kayyım vekili, davacının veraset ilamında geçen ... ile tapu maliki ...'un aynı kişi olmadığını, ayrıca nüfus kayıtları doğrultusunda tapu kaydında düzeltim isteminin Tapu Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu hissenin satılmış olması nedeni ile kayyımlık kararının kaldırılması talebine yönelik davanın reddine, mülkiyet tespiti ve tapuda isim düzeltilmesi talepleri yönünden ise genel yetkili Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce 2017/6068-14154 sayılı karar ile kayyımlık kararının kaldırılması talebi yönünden işin esasının incelenmesi, mülkiyet tespiti ve tapuda isim düzeltilmesi talepleri yönünden ise görevin Asliye Mahkemeleri'ne ait olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış, mülkiyet tespiti ve tapuda isim düzeltilmesi talepleri yönünden dava tefrik edilmiş, kayyımlığın kaldırılması talebi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesi ve 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 427. maddesinde, "Bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde; vesayet makamı, bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması halinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder." hükmü yer almaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1244-2008/214 sayılı Kararı ile 391 ada 30 parsel sayılı olup sonradan 6494 ada, 22 parsel numarasını alan taşınmaz hissedarı ...'un hissesinin idaresi için Adana Defterdarının kayyım tayin edildiği, davacı vekili tarafından ...'un davacının babası ... olduğu iddia edilerek mülkiyetin tespiti ile tapuda isim düzeltilmesi ve kayyımlığın kaldırılması istemli eldeki davanın açıldığı, bozma ilamı sonrası tefrik edilerek Asliye Mahkemesine görevsizlik kararı ile gönderilen mülkiyetin tespiti ve tapuda isim düzeltilmesi istemleri yönelik davanın takipsiz bırakılması nedeniyle Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/746-507 sayılı, 13.06.2018 kesinleşme tarihli kararı ile açılmamış sayılmasına karar verildiği, dosya kapsamına göre ise davacının murisi ... ile tapu kayıtlarında malik görünen ...'un kimlik bilgilerinin farklı olması nedeniyle aynı kişiler olduğu kanıtlanamadığından, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy