MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Enez Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Enez Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli ve 2018/41 Esas, 2019/62 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, davalının davaya konu 143 parselde kayıtlı taşınmazı haksız kullanımı sebebiyle davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının haksız işgalci olmadığını, davacıların murisinden davaya konu taşınmazı haricen satın aldığını, davaya konu taşınmazı malik sıfatıyla kullandığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davalının jandama tarafından tutanak tutulduğu 22.04.2018 tarihinden sonra davaya konu taşınmazı kullanmadığından, davalının dava tarihi öncesi taşınmazı kullanımı son bulduğundan davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye 1. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda, davaya konu 143 parselde kayıtlı tarla vasıflı taşınmazın davacılar adına intikal suretiyle elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tescil edildiği, davalının davaya konu taşınmaz üzerinde tapudan yada mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı olmadığı, duruşmada dinlenen taraf tanıklarının beyanlarında davalının davaya konu taşınmazı davacıların şikayeti üzerine jandarmanın taşınmaza gelerek tutanak tuttuktan sonra kullandığını görmediklerini beyan ettikleri, mahkemece bu beyanlara ve dosyaya sonradan sunulan 22.04.2018 tarihli jandarma tutanağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de, davalının süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde taşınmazı kullanmadığını ileri sürmediği, aksine haricen satım nedeniyle malik sıfatıyla kullanımı olduğunu ileri sürerek muaraza yarattığı, davacılar vekilinin 14.12.2018 tarihli rapora karşı beyan dilekçesinde, davalının dava dilekçesinin tebliği sonrasında taşınmazı terkettiğini beyan ettiği anlaşıldığına göre, davalının yargılama sırasında davaya konu taşınmazı terkettiği kabul edilerek dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, yargılama giderlerinin de davalı üzerinde bırakılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy