MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
DAVA TÜRÜ : İhtiyati Haciz Kararının Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında imzalanan 27.05.2013 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ile sözleşme konusu makine ve araçların davalı şirkete kiralandığını, borçlu şirketin müvekkili şirkete ait olan ve borçlu şirkete Finansal Kiralama sözleşmesi ile kiralanan makine ve cihazların haczedildiğini, finansal kiralama konusu malların, kiracının borcu nedeniyle haczedilemeyeceğini, borçlu şirket ile müvekkili şirket arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesinin muvazaalı olduğuna ilişkin iddianın da gerçeği yansıtmadığını, iki şirketin herhangi bir organik bağı olmadığını belirterek, istihkak iddialarının kabulüne ve davalı alacaklı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu ile üçüncü kişi şirketler arasında organik bağın mevcut olduğunu, menkullerin hepsinin borçlu şirketten düşük bedeller karşılığında ve geçerli olmayan bir sözleşmeyle satın alınıp tekrar borçlu şirkete kiraya verilmiş olmasının, haksız ve kötüniyetli olarak alacaklıdan mal kaçırma amacıyla hareket edildiğini gösterdiğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece ...ile borçlu arasında imzalanan 27.05.2013 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin, şekil şartlarına uygun hazırlandığı ve geçerli olduğu, bu nedenle davalı alacaklıya karşı ileri sürülebileceğinin tespit edildiği, bilirkişi incelemesinde, haczedilen malların Finansal Kiralama Sözleşmesinin ekinde bulunan faturalarda yer aldığının bildirildiği, haciz tarihi itibariyle Finansal Kiralama Sözleşmesi geçerli olup, henüz mülkiyetin kiralayan davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş, kararın davalı alacaklı tarafça temyizi üzerine, Dairemizin 04.07.2019 tarihli ve 2019/3171 Esas 2019/6993 Karar sayılı ilamı ile; asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine, üçüncü kişiler ... Yapı End. ve Tic. A.Ş., ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş., ... Holding A.Ş. ve ... Finansal Kiralama A.Ş. tarafından birleşen İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/774 Esas sayılı dosyası ile açılan istihkak davasının 06.11.2014 tarihinde iş bu dosya ile birleştirilmesine karar verilmekle birlikte, birleşen davaya yönelik mahkemece olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden ilam onandığından asıl dava yönünden yeniden inceleme yapılmadığı, birleşen dava yönünden yapılan incelemede, üçüncü kişilere ihtiyati hacze itiraz hakkı verildiği, ancak İİK'nin 266. maddesinde ayrıca ve açıkça üçüncü kişilere teminat karşılığında hazcin kaldırılmasını talep hakkı verilmediği, ilgili hakkın münferiden borçluya ait olduğu anlaşıldığından birleşen dava yönünden şikayetin aktif sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazları yönünden; davacı vekili Av. ... 16.12.2019 tarihinde verdiği temyiz dilekçesi ile İcra Mahkemesinin kararını temyiz etmiş ise de, davacı vekilinin 29.01.2020 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin dava dosyasında mevcut Beşiktaş 5. Noterliğinin 29.05.2014 tarihli ve 11041 yevmiye nolu vekaletnamesinde temyizden feragat ile yetkili kılındığı anlaşılmakla; vaki feragati nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamının incelenmesinde, yerel mahkemece verilen ilk kararın Dairemizin 04.07.2019 tarihli ilamı ile yalnızca birleşen dosya yönünden bozulmasına, davalı alacaklı tarafın asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının ise reddine karar verildiği, Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle verilen kararın yine davalı alacaklı vekilince asıl dava yönünden temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Ancak davalı alacaklının asıl davaya yönelik temyiz itirazları daha önce değerlendirilmiş olup, yeniden temyiz konusu yapılamayacağına göre, davalı alacaklının temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz dilekçesinin vaki feragat nedeniyle reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 11.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.