MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyım Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1211 ada, 124 parselde kayıtlı taşınmaz hissedarı ... (... oğlu), ..., ..., ... (... karısı), ... (... oğlu), ... (... oğlu), ... (... oğlu), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın kim ve nerede olduğunun tespit edilemediği ileri sürülerek, 3561 sayılı yasa gereğince ...'nın adı geçenlere kayyım atanmasını talep ve dava etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiş; Hazine vekilinin temyizi üzerine, hüküm Dairemizce 2017/914-2017/765 sayılı karar ile eksik araştırmayla hüküm verildiğinden bahisle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yargılama yapılmış ve bozma öncesi gibi dava kısmen kabul kısmen ret edilmiş, Hazine vekili reddedilen kısım yönünden hükmü temyiz etmiştir.
3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un 2. maddesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 427. maddesinde, "Bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazine'nin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması halinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder" hükmü yer almaktadır.
1...., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddinde isabetsizlik bulunmadığına göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; kayyım tayini istenen ... ve ...'un açık kimlik ve adres bilgilerinin yeterince araştırılmadığı anlaşılmıştır. Buna göre, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmuş ancak kayyım tayini istenen ... ve ... yönünden bozma ilamı gerekleri yerine getirilmemiştir.
Buna göre; Mahkemece, konuya ilişkin kanun hükümleri ve kanunun amacı gözetilerek ... ve ...'un açık kimlik ve adres bilgileri nüfus müdürlüğünden sorularak, hakkında kolluk araştırması yapılarak, hissedarı oldukları ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1211 ada 124 parselde kayıtlı taşınmaza ait kadastro tutanağında yazılı bulunan dayanak tapu kayıtları getirtilip, kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde nüfus müdürlüğünden ilgililerin nüfus aile kayıtlarının getirtilerek tapu kaydı malikleriyle irtibatının araştırılması, varsa mirasçılara ilişkin veraset belgelerinin istenilmesi ve toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.