MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-K.DAVALI: ...
DAVALI-K.DAVACI: ...
İHBAR EDİNLENLER: Zekeriye Ünsal vs.
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davacı-karşı davalı ve ihbar edilenler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı-karşı davalı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazlarda vekil edeninin de hissesi olduğunu, davalı-karşı davacının taşınmazı vekil edeninin kullanmasına engel olduğunu belirterek elatmanın önlenmesi ile tel örgülerin kaldırılmasını, ağaçların tamamının sökülmesini, taşınmazların teslimini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili, davanın reddini savunmuş, karşı dava dilekçesiyle, kadastro çalışmalarında vekil edeninin taşınmazının küçültüldüğünü, karşı tarafın taşınmazının ise büyütüldüğünü açıklayarak, 127 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile davalı-karşı davacı adına kayıtlı 127 ada 13 parsele eklenmek suretiyle tescilini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili 01.07.2014 tarihli dilekçesiyle, davayı ...,.... ihbar etmiş, ihbar edilenler vekili 11.11.2014 tarihli dilekçeyle davanın kabulüyle davalının elatmasının önlenmesi ile tel örgülerin kaldırılmasını ve ağaçların tamamamının sökülmesini, taşınmazların vekil edenlerine teslimini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüyle, 127 ada 14 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 163,73 m2 lik kısmına davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, çekmiş olduğu tel örgü ve ağaçların sökülerek eski haline getirilmesine, davacıya teslimine; 127 ada 114 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 118,27 m2 lik kısmına davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine, tarafların babaları İbrahim Ünsal'ın veraset ilamındaki miras payı oranında davacıya teslimine; karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı-karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davacı-karşı davalı ve ihbar edilenler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ile tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
1. Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
a. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesinde;
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; dava konusu 127 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tamamının davacı-karşı davalı ... adına kayıtlı olduğu, 127 ada 114 parsel sayılı taşınmazın da 1/2 şer hisseli olarak İbrahim Ünsal ve dava dışı Nuri Ünsal adına kayıtlı olduğu, İbrahim Ünsal'ın dosya kapsamındaki veraset belgesine göre, ..., ..., ...,...'ın mirasçı olup, 127 ada 114 parsel sayılı taşınmazda davacı-karşı davalının kullandığı bir yer olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, 127 ada 114 parsel sayılı taşınmazda tarafların paydaş oldukları, davalının çit çekmek ve ağaç dikmek suretiyle fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen yeri kullandığı, A harfi ile gösterilen yerin ise dava dışı Salih Ünsal tarafından kullanıldığı sabit olduğuna göre, paya vaki elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken mutlak elatmanın önlenmesine karar verilmiş olması doğru değildir. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
2. Davacı/karşı davalı ve ihbar edilenler vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Gerekçeli kararın davacı-karşı davalı ve ihbar edilenler vekiline 17.08.2015 tarihinde; davalı-karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinin ise davacı-karşı davalı ve ihbar edilenler vekiline 04.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, yasal 15 günlük temyiz süresi ve 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra, davacı-karşı davalı ve ihbar edilenler vekili tarafından 15.09.2015 tarihinde temyiz dilekçesinin UYAP'tan gönderildiği, temyiz yoluna başvurma ve karar harcının yatırılmadığı, temyiz yoluna başvurma ve karar harcının Dairemizin 04.12.2019 tarihli kararı sonucunda tamamlandığı görülmekle, temyiz dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşıldığından reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda (1.b) nolu bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile hüküm fıkrasının (2) nolu bendi, üçüncü satırında yer alan ''müdahalenin'' ibaresinden sonra gelecek şekilde ''davacının payı oranında'' ibaresinin yazılarak eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1.a) nolu bentte gösterilen sebeplerle reddine, davacı-karşı davalı ve ihbar edilenler vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeplerle süreden reddine, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy