MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi Ve Kal
İLK DERECE
MAHKEMESİ: İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.03.2019 tarihli ve 2012/222 Esas, 2019/141 Karar sayılı kararıyla davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez tereke temsilcisinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin paydaşı olduğu 1225 parsel sayılı taşınmazda davalının müvekkiline ait kısmın yaklaşık 199,73 m2’lik bölümüne müdahalede bulunduğunu belirterek, davalının elatmasının önlenmesine ve bu alanda bulunan tek katlı evin kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen karar tereke temsilcisi tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına ve vekalet ücreti de düzeltilerek kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup; hüküm, tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 11.673,86 m2 tarla nitelikli taşınmazda davayı açan ...’ın, ...’un ölü oğlu ...’in davalı eşi ...’nin paydaş olduğu ve dava dışı paydaşların bulunduğu, ...’un yargılama sırasında öldüğü ve davaya tereke temsilcisi tarafından devam edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında eldeki dosya davalısı ... ve dava dışı kızlarınca murisleri ... tarafından yapılan tek katlı ev ve avlusunun adlarına tescili için İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/701 Esas sayılı dosyası ile temliken tescil davası açıldığı ve bu dava ile birleşen eldeki dosya davacısı tarafından davalı ve kızlarına karşı elatmanın önlenmesi istemiyle İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/322 Esas sayılı davasının açıldığı, bu davalar devam ederken asıl dosya davacısı ... ve kızı ...’in dava konusu taşınmazda pay satın aldıkları ve böylelikle paydaş haline geldikleri, Mahkemece, asıl davada davacı ... ve kızı ...’in dava konusu taşınmazda pay satın alması ve murislerince yapılan evin m2’si ...’ın hissesine tecavüz etmediği, kullandıkları alanın satın aldıkları paydan fazla olmadığı gerekçesiyle asıl dava hakkında bu iki davacı yönünden karar verilmesine yer olmadığına diğer davacı ... yönünden feragat nedeniyle reddine; birleşen davanın reddine karar verilmiş ve karar Yargıtay denetiminden geçerek 23.12.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Yine eldeki dosya davalısı ve kızı ...’in taşınmazda pay satın alması üzerine davacı ... tarafından önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/190 Esas sayılı davasının açıldığı ve dosya kapsamından satın alınan payın eldeki dosyada elatıldığı iddia edilen kısma ilişkin olmadığı, eldeki dosyada davacı tarafından zeytinlik olarak kullanılan ve dava konusu edilmeyen kısma ilişkin olduğu, Mahkemece, fiili taksim nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek 15.12.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İncelemeye konu dosyada, yapılan keşif, alınan rapor, krokiler, tanık beyanları, taraflar arasında görülmüş önceki dosyalar gözetildiğinde; davalının muris eşi ...’in, babası olan davacı ...’un izni ile fiili taksim sonucu ...’a ait yere ev yaptığı, bu sebeple ...’in kötüniyetli kabul edilemeyeceği, ...’in babasının rızası ile iyiniyetle evi yaptığı, dolayısıyla Mahkemece davacı tarafa evin kaim bedelinin depo edilmesi için süre verilmesi, bu süre içerisinde belirtilen bedel yatırılırsa kabul kararı verilmesi, yatırılmazsa davanın reddine hükmedilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle tereke temsilcisinin temyiz itirazının kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy