MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 23.10.2019 tarihli ve 2016/14139 Esas, 2019/9499 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı alacaklı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, mülkiyeti idareye ait malların haczedildiğini, mahcuzların borçlu ile herhangi bir ilgisi ve bağlantısının bulunmadığını, borçlu ile İdare arasındaki ihale sözleşmesinin feshedildiğini, mahcuzların hak ediş ödentilerinin yapılarak mülkiyetin idareye geçtiğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, mahcuzların niteliği itibari ile bütünleyici parça teşkil edebilecek menkullerden olmadığını, inşaat yapımında kurulan iskele demirleri olduğunu, ihalenin konusunu teşkil eden mallardan olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu menkullerin dış cephe iskelesi ile henüz montajı dahi yapılmamış bir kısım demir borular olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelde sözleşme olduğu, bu tip sözleşmelerde işin gerçekleşen kısımları üzerinden hak ediş düzenlenerek ödemesinin yapıldığı, mahcuz iskelenin sözleşme kapsamı içerisinde üniversite malı olduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi, henüz montajı yapılmadığından imalat ve hak ediş bedeli ödenmemiş demir boruların üniversite malı haline geldiğini söyleme imkanının bulunmadığı, bilirkişi raporunda da mahcuzların yükleniciye ait mallar olduğu sonucuna varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.10.2019 tarihli ve 2016/14139 Esas, 2019/9499 Karar sayılı kararı ile gerekçede değinilen bilirkişi raporunda, yüklenici borçlunun yaptığı işler ve üçüncü kişinin hak ediş belgelerinin yeteri kadar irdelenmediği, borçlu ve üçüncü kişi davacı arasındaki götürü bedelle düzenlenen sözleşme kapsamında, menkullerin her birinin nitelikleri, ilgili mahcuzun kullanıldığı inşaat sahasının ne kadarının tamamlandığı, varsa faturaları getirilerek temin ve hak ediş tarihlerinin ayrı ayrı denetlenmesi, hak edişlerin inşaat kapsamındaki puantaj yüzdesi, teslim, geçici kabul ve hak ediş durumları her bir mahcuz için tespit edilmek üzere uzman bilirkişi raporu düzenlettirilmesi, bu doğrultuda elde edilen bilgilerin dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, davalı alacaklı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, İİK'nin 96.vd. maddelerine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasına ilişkindir.
Davaya konu mahcuz menkullerin dış cephe iskelesi ile henüz montajı yapılmamış bir kısım demir boru olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedel sözleşme olduğu ve iş bu sözleşmenin 40. maddesinde ihzarat bedelinin ödenmeyeceğinin taraflarca kararlaştırıldığı da nazara alındığında Mahkemenin davanın reddine ilişkin hüküm tesisinde her hangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
O halde, Dairemizce hükmün onanmasına karar verilmesi gerekirken sehven bozulduğu görülmekle; davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 23/10/2019 tarihli ve 2016/14139 Esas, 2019/9499 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK'nin 366. ve HUMK'un 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy