MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2016/116 Esas, 2019/29 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; müvekkili ...'ın Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, 20410 ada 102 parselde kayıtlı taşınmaz ve üzerinde yer alan muhdesatın 30.03.2011 tarihi itibariyle maliki olduğunu, müvekkilinin ihtiyacı olmadığı için davaya konu taşınmaz ve üzerindeki muhdesatın kullanım bedelinin ödenmesi için davalıyı çok zorlamadığını ve taşınmazı bir süreliğine kullanmasına müsaade ettiğini, daha sonraki dönemde davalı ile arkadaş olan müvekkilinin taşınmaz ve üzerindeki evi kendisine teslim etmesini şifahi olarak istediğini, ancak davalının teslim etmediğini belirterek, parselde müvekkiline ait 947,96 m2 alan ve bu alan üzerindeki evi kullanmak ve bazı kısımları kiraya vermek suretiyle işgal eden davalının el atmasının önlenmesine, tecavüz edilen yıllar bakımından da ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı; kendisinin oturmakta olduğu dava konusu evi, borçları nedeniyle arkadaşı olan ve birlikte ortak işler yaptığı davacıya emaneten devrettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının 20410 ada 102 parselde kayıtlı taşınmazın 189/400 hisse karşılığı 947,96 m2 miktarındaki kısmının maliki olduğu, yapılan keşifte dava konusu taşınmaz içerisinde davacıya ait, 947,96 m2 miktarındaki yer ile üzerindeki 1 katlı 92 m2 ev ve 2 katlı 190 m2 evin davalı ...'nın kullanımında olduğunun tespit edildiği, davalının taşınmazı kullanmasının haksız eylem olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile 20410 ada 102 parsel nolu 2006,27 m2 miktarındaki taşınmazın davacının 189/400 hissesi karşılığı fen bilirkişi raporunda A1= 947,96 m2 olarak gösterilen yere vaki davalının el atmasının önlenmesine ve taşınmazdan tahliyesine, 30.03.2011-17.03.2016 arası 49.030 TL ecrimisilin ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. Yapılan kanun yolu incelemesinde; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince (2019/837 E, 2019/1529 K); İlk Derece Mahkemesinin delilleri takdiri ve kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 20410/102 parselin ev bahçe niteliğiyle, 2.006,27 m2 olarak tapuda kayıtlı olduğu, davacının 947,96 m2 pay ile 30.03.2011 tarihinden beri dava dışı başka biriyle paydaş olduğu, 15.05.2016 tarihli fen bilirkişi raporundaki krokiye göre A1 olarak gösterilen dava konusu olan kısmın da 947,96 m2, üzerinde de 1 katlı 92 m2, 2 katlı 190 m2 evler olduğu, A1 ile gösterilen yeri davalı ...’un kullandığı anlaşılmaktadır.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davalı vekilinin men’i müdahaleye ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır. Hal böyle olunca; somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde belirttiği üzere; davacının, davalının dava konusu yeri kullanmasına izin verdiği sabit olduğuna göre, davalının bu rızanın geri alınmasına kadar kullanımının haksız işgal oluşturmayacağı, bu nedenle Mahkemece davacının yeri edindiği 30.03.2011 tarihinden itibaren belirlenen ecrimisile hükmedilmesinin doğru olmadığı açıktır. Bu doğrultuda Mahkemece yapılması gereken; tanıkların dinlenerek, tüm delillerle birlikte davacının, davalının dava konusu yeri kullanmasına gösterdiği rızanın ne zaman geri alındığının tespit edilmesi, davalının kullanımının bu tarihten itibaren haksız işgal oluşturacağı gözetilerek, rızanın geri alındığı tarihten dava tarihine kadar ecrimisil belirlenerek karar verilmesidir. Bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde ecrimisile hükmedilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin men’i müdahaleye yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK'nin 373/1.maddesi gereği kararın bir örneğinin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy