MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Yargılamanın Yenilenmesi (Galle Fazlasına Müstahak Vakıf Evladı Olduğunun Tespiti)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde, H.978 ve H.980 tarihli vakfiyeler ile kurulan ... Vakfının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemli davada verilen ve kesinleşen Mahkemenin 2007/245-2010/52 sayılı kısmen kabul kararının, Osmanlı arşivlerinde yaptırdığı araştırmalar neticesinde temin ettiği yeni belgeler ışığında, HMK'nin 375/1-c,ç maddeleri gereğince yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak yargılamanın yenilenmesi ile davanın her iki vakfiye yönünden kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yargılamanın yenilenmesine sebep gösterilen belgelerin asıl yargılama sırasında temin edilmesine engel bir durumun bulunmadığından bahisle davanın reddine dair verilen ilk karar, davacı temyizi üzerine Dairemizin 26.10.2017 tarihli ve 2017/2757-2017/13891 sayılı kararı ile işin esasının incelenmesi gereğiyle bozulmuş, davalı ... Müdürlüğünün karar düzeltme talebi Dairemizin 10.01.2019 tarihli ve 2018/1915-2019/176 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, yargılamanın yenilenmesi istenen ... Vakfının H.978 ve H.980 tarihli vakfiyeleri yönünden galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine dair davada, mahkemece her iki vakfın mal varlığının bulunmadığından bahisle davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 06.03.2007 tarihli ve 2006/10898-2007/1916 sayılı kararı ile; ...'da kurulu ... Vakfına ait H.980 tarihli vakfiyede gallenin evlada bırakılmadan tamamen hayra özgülendiği, sonuç itibariyle bu vakfiye yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, ancak İstanbul'da kurulu H.978 tarihli ... Vakfı'na ait vakfiyede, akrabaya galle ayrıldığı ve dosya kapsamına göre davacının vakıf kurucusunun akrabası olduğunun sabit olduğu, bu vakfiye yönünden davanın kabulünün gerektiğinden bahisle bozulduğu, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin aynı Dairenin 12.07.2007 tarihli ve 2007/5481-6824 sayılı kararı ile reddedildiği, Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle; red kararının kesinleştiğinden bahisle H.980 tarihli vakfiye yönünden karar verilmesine yer olmadığına, H. 978 tarihli vakfiye yönünden davanın kabulü ile davacının vakfın gelir fazlasına ve ihtiyaç sahibi evladı vakıf ve akraba sıfatı ile gallesine müstahak olduğunun tespitine karar verildiği, davalı ... Müdürlüğünün hükme yönelen temyiz itirazlarının 24.01.2011 tarihli ve 2010/14051-2011/415 sayılı, karar düzeltme itirazlarının 09.06.2011 tarihli ve 2011/3984-2011/6846 sayılı kararı ile aynı Dairece reddedildiği ve hükmün bu şekilde kesinleştiği, eldeki davanın dilekçesinde ise davacının asıl yargılamada soybağını vakıf kurucusuna ulaştıramadığı, bu sebeple ihtiyaç sahibi akraba sıfatıyla vakıf evlatlığının tespit edildiği, şimdi ise Osmanlı arşivlerinde yaptırmış olduğu araştırma ve incelemeler sonucu yeni elde ettiği belgeler ışığında vakıf kurucusu ile soybağının ispatlandığını açıklayarak her iki vakfiye yönünden yargılamanın yenilenmesini istediği, Mahkemece temyize konu karar ile davanın kabul edildiği ve 10.03.2010 tarihli ve 2007/245-2010/52 sayılı önceki karar kaldırılarak her iki vakfiye yönünden davacının ... Vakfının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nin 375. maddesinin 1/c bendinde "Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması", 1/ç bendinde "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden olarak sayılmış; aynı kanunun 377. maddesinde de hak düşürücü sürenin, 375. maddenin 1/b-c bentlerinde öngörülen hâllerde, kararın davalıya veya gerçek vekil veya temsilciye tebliğ edildiği, alacaklı veya davalı yerine geçenlerin karardan usulen haberdar olduğu, yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, tarihten itibaren üç ay ve her hâlde iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıl olduğu hüküm altına alınmıştır.
1.H.980 tarihli vakfiye ile ...'da kurulu ... Vakfı yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinden;
Mahkemece vakfın mal varlığının bulunmadığından bahisle verilen red kararının, vakfın hayri vakıf olduğu ve evlada galle bırakılmadığı gerekçesiyle Yargıtay 18. Hukuk Dairesince onandığı ve karar düzeltme itirazlarının reddedildiği anlaşıldığına göre, davacının soybağını vakıf kurucusuna ulaştırabilecek belgeler ilk yargılamayı etkileyecek nitelikte olmadığından, bu vakıf yönünden yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
2.H.978 tarihli vakfiye ile İstanbul'da kurulu ... Vakfı yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinden;
Davacının yeni delil olduğunu iddia ettiği belgeleri temin ederek çevirisini yaptırdığı ve dava dilekçesi ekinde fotokopi suretlerini sunduğu, Mahkemece sunulan bu belgeler üzerinden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verildiği, iş bu belgelerin aslı veya onaylı sureti getirtilip çevirisinin yaptırılarak denetlenmediği anlaşıldığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, sözkonusu belge asılları veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, çevirilerinin yaptırılması ve eski vakıf hukuku alanında uzman bilirkişiden dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmek suretiyle denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.