MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Bursa 4. Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bursa 4. Aile Mahkemesinin 03.04.2018 tarihli ve 2017/179 Esas, 2018/330 Karar sayılı kararıyla asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İsanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı-birleşen dosyada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı-birleşen dosyada davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, asıl dava dilekçesiyle davalı eş adına edinilen 2235 ada 2 parselde 4 nolu bağımsız bölüm ve ... plakalı araç nedeniyle 50.000,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, 18.07.2016 tarihli dilekçesiyle talep miktarını 174.356,85 TL'ye yükseltmiştir, birleşen dava dilekçesiyle de davalı eş adına edinilen 45 parsel sayılı taşınmaz nedeniyle 30.000,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 04.10.2016 tarihli ilk kararla, asıl davanın kabulüyle 88.642,85 TL katılma alacağı ve 85.714,00 TL değer artış payı olmak üzere toplam 174.356,85 TL alacağın karar tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince 24.01.2017 tarihli kararla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece mahkemesi kararının diğer yönler incelenmeksizin HMK'nin 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, 03.04.2018 tarihli ikinci kararla, asıl davanın kabulüyle 88.642,85 TL katılma alacağı ve 85.714,00 TL değer artış payı olmak üzere toplam 174.356,85 TL alacağın karar tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince 17.09.2019 tarihli ikinci kararla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden 4 nolu bendinin kısmen kaldırılarak, davalı tarafından asıl davada karşılanan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, davacı vekilinin diğer istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekilinin temyiz itirazı üzerine yapılan temyiz incelemesi sonunda, Dairemizin 06.02.2020 tarihli ilamıyla, Bölge Adliye Mahkemesince infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 24.09.2020 tarihli kararla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yargılama giderlerine yönelik kısmen kabulüne, diğer istinaf taleplerinin reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüyle 88.642,85 TL katılma alacağı ve 85.714,00 TL değer artış payı olmak üzere toplam 174.356,85 TL alacağın karar tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 Sayılı HMK mad.33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı isteklerine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı lehine 4 nolu bağımsız bölüm ve ... plakalı araç yönünden hükmedilen alacak, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı niteliğindedir. Değer artış payı ve artık değere katılma alacağında, malların kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad. 227/1 ve 235/1), sürüm (rayiç) değerleri (TMK.mad. 232 ve 239/1) hesaba katılır. TMK'nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtayın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir.
Somut olayda 4 nolu bağımsız bölümün ve ... plakalı aracın bozma öncesi verilen İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2016 tarihli ilk kararına en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden değer artış payı ve artık değere katılma alacağı belirlendiğine göre tasfiye tarihinin bozma öncesi İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2016 tarihli ilk karar tarihi olduğunun kabulü gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince, tasfiye tarihi olan 04.10.2016 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının (3) nolu bendi birinci paragrafındaki ''karar" ibarelerinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, yerine ''tasfiye tarihi olan 04.10.2016'' ibaresinin yazılarak eklenmesine, HMK'nin 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bu bölümünün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy