MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davalı Hazine ve davacılar ..., ... haklarında karar verilmesine yer olmadığına, davacılar ... evlatları ... ..., ... ve ... evlatları ..., ... ve ...'ün davalarının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacılar ... ve arkadaşları vekili, davalı Hazine vekili ile davacılardan dava açıldıktan sonra vefat eden ... ... mirasçılarından ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
05.05.1960 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu, Adana İli Kadirli İlçesi Akdam Köyü çalışma alanında bulunan 1 parsel sayılı 131.666 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydına, pay satışına, miras hakkına ve zilyetliğe dayanılarak ... ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Hazinenin vergi kaydı fazlasının Hazineye ait olduğu iddiasına yönelik itirazı Kadastro Komisyonunca kabul edilerek taşınmazın 60.000 metrekarelik kısmının tespit gibi tespit malikleri adına, kalan 71.666 metrekarelik kısmının ise Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
Davacı ... ... ve arkadaşları vergi kaydı ve zilyetliğe dayanarak Kadastro Komisyonunca Hazine adına tespit edilen 71.666 metrekarelik kısma yönelik olarak; davacı ... ... ..., ortak mirasbırakan ...'dan gelen miras paylarının olduğunu; davacı ... ... babası ...'tan gelen miras payının kendisine verilmesi gerektiğini; davacı ... ..., babası ...'ın kardeşleri ... ve ...'ye yaptığı pay satışının muvazalı olduğun; davcı ... ortak miras bırakan ...'den gelen payı olduğunu ileri sürerek dava açmışlar; ..., ..., ... ve ... ...'de vergi kayıt maliki ...'in payını ...'e satmadığını; ... ...'da ... kızı ...'nın payını, kardeşi ... ...'a verdiğin; ... de ortak mirasbırakan ...'den gelen miras payı olduğunu öne sürerek davaya katılma talebinde bulunmuşlardır.
Mahkemece verilen davacı ... ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşlarının davalarının kabulüne, diğer davacılar ve katılanların davalarının reddine, taşınmazının tamamının 16.10.1991 tarihli bilirkişi raporuna göre ... ... ve arkadaşları adına payları da gösterilmek sureti ile tapuya tesciline dair kararın davalı Hazine ile ..., ..., ..., Aile ..., ..., ... ve ... ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 30.12.1994 tarihli ve 1992/9093 Esas, 1994/13567 Karar sayılı ilamı ile dava konusu parselin kısmen tespit dayanağı vergi kaydının kapsamında kaldığı ve kısmen de tespit maliklerinin tespit tarihine kadar nizasız fasılasız zilyet ve tasarruflarının devam ettiği gerekçe gösterilerek Hazinenin temyiz itirazının reddi ile hakkında hükmün onanmasına, hükmü temyiz eden ..., ... ve ... adlarına tespit yapılmadığı gibi tespite de itiraz etmedikleri, dava açmadıkları, yöntemine uygun davaya da katılma isteğinde bulunmadıkları, dolayısı ile adı geçenlerin davada taraf olmadıkları, al böyle olunca karar başlığında taraf gibi gösterilmeleri ve aleyhlerine hüküm kurulması sebebi ile; davacı ... oğlu ... ve ... kızları ... ... ve ... temyiz itirazlarının ise, tutanağın içeriğine göre taşınmazda 1/3 pay sahibi bulunan ... ... payının yarısını ... Çocukları ..., ... ve ... yarısını da kendi çocukları ... ve Hilmiye sattığı, davacı ... oğlu ...'ın oğlu ... ile adı geçen ...'nin kızları ... ... ve ..., ... ve ... paylarına yönelik olarak dava açtıkları, mahkemece davacıların iddialarının gereği gibi araştırılmadığı, ... tarafından kendisine ait 1/3 payın yarısının ... ve Hilmiye satılıp satılmadığı geçerli bir satış bulunup bulunmadığı konusunda taraflardan delillerinin sorulup saptanmadığı; davacı ... ...'ın temyiz itirazlarının ise, 1/3 pay sahibi ...'ın 1/3 payının yarısını satın aldıkları ileri sürülen ... çocukları ..., ... ve Necatinin paylarına yönelik olarak taşınmazda babası ...'tan gelen payı bulunduğunu ileri süren davacı ... Adıyamanın iddiası yönünden tespitte adı geçenlere yazılan payların ... tarafından bu kişilere mi yoksa babaları ...'a mı satıldığı hususunun araştırılmasına işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, Hazine yönünden önceden verilen kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği gerekçesi ile; davacılar ..., ... ..., ... haklarında verilen önceki kararı temyiz etmemiş olduklarından haklarındaki hüküm kesinleşmiş olmakla davaları hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacılar ... evlatları ... ..., ..., ... ve ... evlatları ..., ... ..., ... ve ...'ün davalarının kabulü ile Kadirli ilçesi (Sumbas) Akdam Köyü ... Mevkiinde bulunan 131.666,00 m2 yüz ölçümündeki 1 numaralı parselin tapulama tespitinin ve Komisyon karanının iptaline, taşınmazın 16.10.1991 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınmak suretiyle davacı olan ... oğlu ... mirasçılarından ..., ..., ... ..., ... oğlu ... mirasçılarından ... oğlu ... ... mirasçıları, ... kızları ..., ... ..., ...'e miras hisseleri verilmek üzere, davada taraf olmayan ... mirasçılarından ... ve ... ... ile ... mirasçılarından ... ve ... hisseleri de tespit malikleri ... ve ...'e verilmek üzere payları da gösterilmek sureti ile tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Hazine vekili, davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davacılarından dava açıldıktan sonra vefat eden ... ... mirasçılarından ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
1. Davalı Hazine vekilinin temyizi yönünden;
Mahkemece, daha önce Hazine aleyhine verilen karar, Hazinenin temyiz itirazları reddedilerek onandığı, yani Hazine yönünden hükmün kesinleştiği anlaşılmakla kesinleşen hüküm hakkında temyiz talebinde bulunulmasında hukuki yarar mevcut olmadığından temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı Hazine dışındaki tarafların temyiz itirazları yönünden;
a) Mahkemece, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 30.12.1994 tarihli ve 1992/9093 Esas, 1994/13567 Karar sayılı bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam yerine getirilmemiştir.
Yargıtayın bozma kararlarına karşı direnme ... yasalarımıza göre Mahkemeye verilmiş olup, Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra gereklerinin yerine getirilmesi ve bozma ilamında yazılı hususları karşılayacak şekilde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurulması zorunludur.
Bozma ilamında açıkça hükmü temyiz eden ..., ... ve ... adlarına tespit yapılmadığı gibi tespite de itiraz etmedikleri, dava açmadıkları, yöntemine uygun davaya da katılma isteğinde bulunmadıkları, dolayısı ile adı geçenlerin davada taraf olmadıkları, hal böyle olunca karar başlığında taraf gibi gösterilmeleri ve aleyhlerine hüküm kurulması sebebi ile bozma yapılmış olmasına rağmen Mahkemece, ... ve ... yanında ...'ın davacı eşi müteveffa ... ...'dan dolayı pay verilmesinde dosya kapsamına göre bir aykırılık olmamakla birlikte adı geçenin ... oğlu ... mirasçısı olarak herhangi bir davası olmadığı halde hükümle birlikte lehine pay verilerek hüküm kurulması,
b) Kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Paylar toplamı paydaya eşit olacak şekilde infazı kabil bir karar verilmelidir. Somut olayda, 05.05.1960 tarihli kadastro tespit tutanağında taşınmazın tamamı 180 hisseye itibar edilip 15 erden 30 hissesinin ... evlatları ... ve ... 10 ardan 30 hissesinin ... evlatları ..., ... ve ... ... 15 erden 60 hissesinin ... evlatları ..., ..., ... ... ve ... ... 9 ardan 36 hissesinin ... evlatları ..., ..., ... ve ... ... 12 şerden 24 hissesinin ... oğlu ... ve ... ... oğlu ... ... adlarına tespit edildiği, itiraz üzerine ise Kadastro komisyonunca Hazine'nin itirazları kabul edilmiş, taşınmazın 60.000 m2'lik kısmının tespit gibi tespit malikleri adlarına tesciline karar verilmiş, açılan dava sonucu ise Mahkemece verilen ilk karar ile taşınmazın tamamı 180 hisseye itibar edilip 15 erden 30 hissesinin ... evlatları ... ve ..., 10 ardan 30 hissesinin ... evlatları ..., ... ve ... ...; 60 hissesinin 15 er hisseden 30 hissesinin ... evlatları ... ve ..., 30 hissesinin ... ..., 12 şer hisseden 60 hissesinin ise ... evlatları ..., ..., ... ve ... ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiş olup, temyize konu kararda 180 paydan 60 pay sahibi ... ... mirasçıları ile 60 pay sahibi ... ... mirasçıları yönünden hüküm kurulmadığı gibi, ... mirasçıları ... ve ...'nin payı yönünden de hüküm kurulmadığı, hükümdeki pay ve payda toplamının birbiri ile örtüşmediği, yani tapuda infazı mümkün bir karar verilmemiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davanın taraflarının bir kısmının uzun yargılama süresince vefat ettikleri de göz önüne alınarak 3402 Kadastro Kanunu'nun 25/1. maddesi çerçevesinde Kadastro Mahkemesi Hakimi tarafından veraset ilamı düzenlenebileceği hususu dikkate alınarak; varsa tarafların veraset ilamlarının dosya arasına getirtilmesi yoksa anılan yasa maddesi nazara alınarak veraset ilamlarının çıkartılması, daha sonra usulü kazanılmış haklara da riayet edilerek tespit malikleri ve davada taraf olanları kapsar şekilde gerekirse pay-payda eşitliği hususunda bir bilirkişiden de rapor alınarak infazı kabil bir karar vermek olmalıdır.
SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davacılardan ... ... mirasçılarından ... ...'un temyiz itirazları yukarıda (2-a, 2-b) bentlerinde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 29.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.