MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Uygulama Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece bozma üzerine, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemenin verdiği karar ... tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, mahkemece öncelikle ölçü ve hesap cetvelleri getirtilerek dosya içerisine alınması, ardından harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanınn reddine, çekişmeli 156 ada 84 parselin kadastro uygulama tutanağındaki gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmakla yükümlüdür. Ayrıca HMK’nin 297. maddesinde öngörüldüğü üzere, kararın hüküm sonucu kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Ne var ki Mahkemece, verilen kararın hüküm fıkrasında, sadece davacıya ait parsel olan 156 ada 84 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulmuş olup, davalılara ait olan 156 ada 68 ve 83 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulmaması doğru görülmemiş olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, esas yönünden verilecek hüküm dava konusu taşınmazların tamamını etkileyeceğinden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/1 maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.